Menu

Saplantılı düşüncelerden kurtulmak

Hayatınız bir çok açıdan iyi olsa da, zihninizi devamlı olarak kurcalayan obsesif (saplantılı) düşünceleriniz varsa, artık bunların üzerinde biraz düşünmenin zamanı gelmiş demektir. Çünkü olumsuz ya da saplantılı düşüncelerin hayatınızı zindana çevirme olasılığı maalesef pek uzak değildir. Hatta belki de zaten tam içindesiniz. Bununla beraber, bu durum aynı zamanda, kendi zihninizi sakinleştirmeye de çok yakın olduğunuzu gösterebilir. Nasıl mı? İnsan zihni ilginçtir ve sadece mantıkla çalışır. Bu bölümde Wikipedia’dan çevirisini yapmış olduğum, T.O.T.E’nin (Test, Operate, Test, Operate) tanımını vermek anlamlı olacaktır.

 

“İnsanlar, gündemlerinde olan herhangi bir işi zihinlerinde hem işleme hem de izleme sürecine sahiptirler. Her düşünce çok benzeri bir süreçten geçerek ya bir noktaya varır ya da sizin delirmenizi sağlayacak kadar ileri giderek, akıl problemlerine yol açabilir. Lineer ve mantıklı olarak çalışan bu sistemin parçaları aşağıdaki gibidir.

TEST , ifade edilen problemin temsili düşüncesi olarak değerlendirilir.

OPERATE (İŞLE) – Gelen düşünce çalışturulır ve döngü oluşur.

TEST Düşünce yeni bir lineer yapıyla, mantıklı olarak yeniden değerlendirilir.

EXIT (ÇIKIŞ) – Karar verilir ve problem çözülür.”

 

Günlük hayatımızda karşılaştığımız bir çok olay, kısa sürede yukarıdaki kadar basit aşamalarla sonuca ulaşır. Örneğin;.

Test – Burdan sola mı döneceğim? - Hayır

İşle – Arabayı sürmeye devam et

Test – Buradan sola mı döneceğim? - Hayır

İşle – Sürmeye devam et

Test – Burdan sola mı döneceğim? -

Evet Çıkış—Dön

Gördüğünüz gibi basit bir sola dönüş için bile T.O.T.E çalışır ve sonuca ulaşmanızı sağlar. Siz sola dönmeye odaklanmışken aynen bir bilgisayarın işlemcisi gibi belli sayıda işi yapabilirsiniz. Bazı kişiler aynı anda çok sayıda işi gerçekleştirirken, bazıları daha az sayıda işi aynı anda yaparlar.

Konumuzla ne ilgisi olduğunu merak ettiğinizden ana konuya döneceğim; siz herhangi bir düşünceye “özellikle negatif” saplandığınızda, zihniniz de aynen şöyle bir sürece girer.

Test, Et, İşle, Test Et, İşle, Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle Test, Et, İşle, Test Et, İşle, Çıkış.

Çıkışın ne zaman geleceği belli olmasada işlemcinizin büyük bir kısmını bu noktada kullanmaya başlarsınız. Aynı bazen takılan ve programları çalıştırmakta zorlanan düşük CPU’lu (Central Processing Unit) bilgisayarlar gibi. İnsanların çoğu, dört tip reaksiyon gösterir:

1. Konuyu çöz: Bazen bilirsiniz, en kötü karar, kararsızlıkltan iyidir. Altında yatan nedenlerden biri de budur.

2. Konuyu test etmeye devam et: Maalesef bir sınırınız va. Eğer soğutma sisteminiz iyi değilse, bir süre sonra organlarınızdan birinin iflasını sağlayabilirsiniz.

3. Konuyu bırak: Lineer düşüncenize ve mantığınıza uymayan bir konu olduğunda konuyu tamamen unutmayı seçebilirsiniz. Ancak oldukça zor bir seçimdir.

4. Umursamazlık. Kendi düşüncelerinizin size ne kadar zarar verebileceğinin farkında olduğunuzu tabiki biliyoruz. Ancak daha önemli olan bu döngüleri nasıl hızlı bir şekilde kapatabilir ve normal hayatımıza devam edebiliriz.? Ancak konu gündeminizde olduğuna göre umursamazlık yolu pek zor bir yoldur.

 

Sır, zihninizle savaşı bırakmanızda gizli. Kendi zihninizle beraber olup, kendi zihninize saldırdığınız bir savaşı kazanmanız mümkün değil.

Gelin buna biraz daha dikkatlice bakalım.

Saplantılı ve negatif düşünceye sebep olan nedir? Eğer bu düşünceleri siz yarattıysanız, aynı zamanda sizin de kontrol ediyor olmanız gerekir. Genellikle açıp kapadığınız bir mekanizma olmamakla beraber, otomatik pilota bağlamış durumda olduğunuzdan süreç kendi kendine işlemeye başlar. İsterseniz bunu test edebilirsiniz;

Mesela şu anda 30 saniye sonra beyaz bir ayı düşüneceğinizi düşünün, bunu yapabilirsiniz. Eğer yapamıyorsanız, siz bu noktada yazıyı okumayı bizce bırakın.

Kaygılarınız ve geleceğe ilişkin endişeleriniz sizde bilinçli olarak oluşan ve size fayda sağlayan düşüncelerdir. Üstelik bunları yaratmak kendinizi korumak için oluşan ve sizin gerçekte istediğiniz bir şey. Yani aslında olumsuz düşüncelerinizin oluşması size zarar vermekten çok, fayda sağlama amacında. Dolayısıyla otomatik pilotunuz da sizin için en iyi olanı yaparak, gelecekte oluşabilecek kötü bir duruma önceden tedbir almanızı sağlıyor.

Olumsuz düşünceleri nasıl durdururum?

Eğer kendinize bu suruyu soruyorsanız bir daha sorun. Bu düşünceleri kim yaratıyor? Şimdi size yeni bir soru daha vereceğiz. Siz olumsuz düşüncelerden nasıl kurtulacağınızı düşünürken, yeni bir düşünce oluşturuyor musunuz? Nasıl davranacağınızı belirlemeniz bile yeni düşünceler oluşturmuyor mu? Yine otomatik olarak geleceğinizden kaygı duyup, biyolojik sisteminiz bu soruyu sormanızı sağlıyor.

Söylemek istediğimiz, zihninizi zorla durduramazsınız. Bu düşünceler sadece kendiliğinden kaybolabilirler. Olumsuz bir düşünce geldiğinde şunu yapın: “Hmm olumsuz bir düşünce, ilginç” ve sadece gözleyin. İzlediğinizde zaten kendi kendine yok olacaktır. Herhangi bir düşünceye asıl güç veren, sizin elde edeceğiniz, ya da kaybetmek istemediğiniz çıkarlarıdır. Yani kendi çıkarınızın peşinde olarak, kendi çıkarlarınıza ve mutluluğunuza zarar veriyorsunuz.

İlginç değil mi?

Heber vermek bizden olsun, kendi aklınızı serbest bırakmadığınız sürece akıl sağlığınızı bile kaybedebilirisiniz. Üstelik her kaygılandığınızda stresle beraber adrenalin hormonunuz artıyor ve bağışıklık sisteminizi devre dışı bırakıyorsunuz. İşte stresin bir çok hastalığın sebebi olma nedeni.

Size kesinlikle zihni izleme deneyimini öneriyoruz. Aslında yapılacak başka bir şey de yok. Sadece zihninizi izleyin. Üstelik zihninizi izlemeye de çalışmayın, sadece yapın, kendinizi zorlamayın. Bırakın herşey sadece olsun. Mutlu olmaya da çalışmayın, bu bile bir düşünce oluşturur ve işlemcinize yük bindirir. Üstelik bu uygulamayı anlamaya da çalışmayın, sadece deneyin ve kendinize bir şans verin.

Sonuçlarına inanamayacaksınız 

 

Koçluk Eğitimi

Paul Ekman

 

Son DüzenlenmePazartesi, 07 Nisan 2014 09:11
Bu kategoriden diğerleri: « Kendinizi var etmek mi, yok etmek mi?
  • Yaziniz cok dogru tespitler iceriyor yigit bey, ancak sunu merak ediyorum gecmiste yaptigimiz seylerin hata olmadigi konusunda beynimizle savasa girmelimiyiz? Yani pismanlik duygusundan kurtulmak mumkun mu? Saygilar

    yazan Ahmet ozkesen Pazar, 21 Temmuz 2013 22:02 Yorum Linki
  • saplanmak... elin kolun bağlayan kim ...ben.. hayır bu ağır bir uyku... gözleri açık da uyabilir insanlar ...

    yazan belma Salı, 07 May 2013 02:22 Yorum Linki
  • saplantılılarımdan yoruldum

    yazan emine Salı, 09 Ekim 2012 22:47 Yorum Linki
  • Merhaba Yiğit Bey, konuyu daha detaylı anlamak için, e-mail adresinize ulaşmaya çalıştık ancak mesaj için sunucunuzdan mesaj dağıtılamadı gibi bir cevap geldi. Bize ulaşabilirmisiniz ya da ulaşmamız için telefonunuzu alabilirmiyiz. Sizi daha detaylı dinlemek isterim.
    Sevgilerimle,

    yazan Umut Kısa Pazartesi, 27 Şubat 2012 15:22 Yorum Linki
  • "Yazan ; Umut Kısa"...konusunda yine mı teknik hata var ? Ben kime cevap veriyorum....Alis hanım !

    Doğru saplantılardir farklılık yaratan ...diye düşünerek yazınızın ! iddiasının karşısında kızmak değil , bılakis elinizde ne var sorusudur yazdıklarım.....
    Fazlalıklarınizi fark edeceğim ki inanayım size yada koc'luk modelinize....

    Sadece İstanbul'da 400 kisiye yakın meslektaşınız var benim bildigim.

    *Umut Bey'le aylar önce konuşmuştuk....birazda onun için yazılarınızı ! takip ediyordum ama artık kim yazıyor diye düşünüyorum.

    yazan Yiğit Acikbas Pazartesi, 27 Şubat 2012 13:57 Yorum Linki
  • Yiğit Bey Merhaba, yazının Super User adıyla çıkışı teknik bir hatadan ötürürüdür. Umut Bey le bir ilgisi bulunmamaktadır. Düzeltme yapılmıştır. Yazının bir paragrafı, yazı da da verildiği gibi Wikipedia'dan çeviridir. Yorumunuzun geri kalanını anlamadım. Ancak bir şey sormak isterim. Bu yazıda sezgilerim bana kızdığınızı söylüyor. Yanılabilirim ama sizi gerçekte kızdıran nedir.

    yazan Alis Elmacıoğlu Pazar, 26 Şubat 2012 20:03 Yorum Linki
  • Yaziniz icinde oldugum durumu cok guzel ozetlemis

    yazan Ahmet Uysal Cumartesi, 25 Şubat 2012 20:18 Yorum Linki
  • "Süper User "adıyla yazı yazmanızda sizin saplantinizsa eğer....( gercek adınız varken ) karsi tarafa ne önerebilirsiniz yada ne kadar inandırıcı olursunuz ki ?
    Ya korkularınız var , ya saplantılarınız ; çevirisini yaptığınız yazıyı sadece "çeviri "yaptığınızı düşünüyorum.....

    Ek yorumum için Sürc-i Lisan ettiysem kusura bakmayınız...

    yazan Yiğit Acikbas Cuma, 24 Şubat 2012 14:38 Yorum Linki
  • Bana sakın takıntısı olmayan bir kisi ornegi vermeyin....tıbbıen mümkün olmadıgını biliyorum.
    Adları değişik sadece takıntının ! Tersten bakarsak neye takacagimizi tespit etmek daha saglikli olacaktır ...
    Bunu kabul ederseniz ben hazırım...oyuna .
    Onden buyrun..

    yazan Yiğit Acikbas Cuma, 24 Şubat 2012 14:16 Yorum Linki

Yorumunuzu girebilmeniz için aşağıda sizin için basit bir bulmaca var. Eğlenmeye ne dersiniz?
yukarı çık

İletişim

Cumhuriyet Cad. No:54/B D:24 34373 Harbiye/Istanbul
Veko Giz Plaza No:20 Kat:13 Maslak/Istanbul

Anahtar Kelimeler: İstanbul Koçluk Eğitimi, Yaşam Koçluğu EğitimiICF Koçluk Eğitimi, Ankara Koçluk Eğitimi,  İzmir Koçluk Eğitimi,  NLP Eğitimi, Yönetici Koçluğu,

Bizi Arayabilirsiniz

Tel:02127050524

Fax:02127050500

Mail

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Sosyal Medya

Facebook Twitter Google+ RSS Dribbble Vimeo

Coaching For Better Life