Menu

Evlenmem Gerek -1- (Genlerim “Dürtü”yor!) Özel

Şaşırmış bir ifadeyle, “Alınmayın ama” dedi; “Türkiye’deki kadınlarla ilgili bir gözlemimi sizinle paylaşmak istiyorum.” 45 yaşındaki Avrupalı kadın, kafasını karıştıran gözlemine ilişkin kelimeleri doğru seçmeye çalışarak devam etti, “Benim gördüğüm, buradaki kadınlar -özellikle 30 yaş civarındakiler- kalabalıktan bir adamı gözlerine kestiriyor ve o adamla ne kadar uyup uymadıklarını önemsemeden onu evlenmeye ikna ediyorlar. Sonra da hemen çocuk yapıyorlar. Bu bana çok tuhaf geliyor!” Sonra kendini tutamayarak sordu: “Neden böyle yapıyorlar?”

 

***

Yorumunda haklı mı bilmiyorum ama beni düşünceye sevkettiği de bir gerçek. Koçluk seanslarımda da özel hayatlarında 30 yaş civarındaki kadınlarla yolları kesişen erkeklerin benzeri yorumlarda bulunduklarını düşündüm.

Ülkemizde, özellikle büyük şehirlerde yaşayan 30 yaş civarı kadınların çoğu, tekil yaşamdan bir eş ve ardından çocuk(lar) ile devam edecek çoğul yaşama geçmek üzere son derece hazırlar. Bu elimdeki en güçlü veri. O kadar ki, bu hazır olma durumları, ilk evreden sonrakine geçememeleri durumunda bazılarının kendilerini yalnız, eksik ve hatta başarısız nitelemelerine neden oluyor; onları gergin ve mutsuz insanlara dönüştürüyor. Bu gerginliğe son vermek için de, aile kurmak gibi temelde iki kişinin arzu ve isteği ile adım atmalarını gerektiren bir konuda, tek başlarına inisiyatif alarak karşılarındakinin de karar alma mekanizmalarına çeşitli biçimlerde müdahale etmeye varan bir süreç başlatıyor ve ardından zafer kazanmış bir eda ile “evli ve çocuklu” yaşamlarını kutluyorlar.

Farklı geçmişlerden gelmelerine; ayrı bakış açılarından beslenmelerine rağmen “Hedef: Evlenmek” noktasında kesişen bu kadınlar grubunu, klişe de görünse, üçe ayırabiliriz:

1- Ekonomik olarak yaşamlarını tek başlarına devam ettiremeyecekleri için bir eşe ve çocuk(lar)a ihtiyaç duyanlar,

2- Ekonomik özgürlüklerini ellerine almış ya da alabilecek donanıma sahip olmalarına rağmen maddi anlamda kuvvetli eş isteyen; ardından evlerinin kadını, çocuklarının annesi olanlar,

3- İyi okullardan mezun, kariyerlerinde hızla ilerlerken tek eksiklerinin bir aile olduğunu düşündükleri sırada, unvan ve maddi durum denkliğini yakaladıkları kişi ile evlenenler.

***

Yukarıdaki tabloya baktığımızda, ilk etapta, birinci sıradaki kadının, bilinçaltındaki “bir başkası ona bakmadığı takdirde öleceği korkusu” ile hareket etmesi anlamlı görünebilir.

Peki nasıl oluyor da diğer iki grupta yer alanlar arasında da “evlenmezsem öleceğim” hissiyle, konuya bu denli istekli, ısrarcı ve hatta agresif yaklaşanlar var?

***

İsterseniz, bu basit gibi görünen denklemin cevabını biyolojik, psikolojik ve toplumsal açılara bölerek ele alalım:

Aile kurmayı istemek ve karşı cinsle o yönde bir ilişki kurmak, bu ilişkiyi geliştirmek, derinleştirmek doğası gereği hayatı ilişkiler ve duygular üzerinden anlamlandıran kadın için son derece normaldir. Dişiyi diğer tüm canlılardan ayıran, doğurganlığı ve can verebilirliğidir. Erkeğin milyonlarca spermine karşılık, kadının yumurtası nadirdir ve nadir olan, daima, daha değerlidir. Aynı şekilde, bedenini 9 ay boyunca yavrusu için açacak; onu orada koruyacak, besleyecek ve büyütecek olan kadındır.

Kadının varoluşundaki bu eşsiz kaynak, erkeğin yaşamdaki temel amacı için hayati önemdedir. Erkek, soyunun devamını sağlamak için yaşar ve bunu sağlayabilmesi, birlikte olduğu kadına bağlıdır. Bu dürtüyle, erkek, dişisini “güzelliğine” bakarak seçer. Güzellik, doğada, tüylerin kabarıklığı, postun parlaklığı gibi ‘sağlıklı’ olmaya dair işaretlerdir. Zira, ancak sağlıklı bir dişi, bir yavruya can verebilir ve onu muhtaç olduğu sürece koruyarak soyu geleceğe taşıyabilir. Olağanüstü değerli ve nadir olması nedenleriyle, doğal hayattaki erkek-dişi ilişkisinde dişi, ısrarcı ve agresif olan değil; uğruna agresif ve ısrarcı olunandır. Başka bir ifadeyle, el üstünde tutulan, pamuklara sarılan ve polariteyi güçlendiren taraftır kadın…

Güzel, yani sağlıklı dişi, soyunu devam ettirme içgüdüsü ile kendisi için kavga eden erkekler arasından galip gelen erkek ile çiftleşir. Çünkü dişinin de içgüdüsü, dünyaya getireceği yavrusunun, doğal seleksiyon ile bugüne en “güçlü” gelmiş olan erkeğin genlerini alarak, yaşamda ne olursa olsun hayatta kalabilecek donanıma sahip olmasıdır.

Bugüne baktığımızda kadının, seçim şansını bugünün “güç” unsurları olarak görülen “varlık”lı, “unvan”lı erkekten yana kullanmasına şaşmamalı.

Evlenmek için varlık, unvan, vb maddi kaynakların tam ve yeterli olacağını düşünen kadınlar, dışarıdan gördükleri bu “güç”lerin kendileri için çok uygun olduklarına karar verdiklerinden, gerektiği yerde agresif hareketler ile ilerleyip, bunlara sahip olan erkekler ile evlenmek için çaba sarfediyorlar. Oysa sürdürülebilir bir beraberlik için, 1. Salt maddi güç yetmiyor. 2. Tek kişinin iki kişilik bir dünyayı hedef edinip, karşı tarafı buna inandırması da yetmiyor.

“Varlık”, “unvan” bir yere kadar... Ancak, iki kişi arasındaki duygusal “güç” de en az maddi kaynaklar kadar önemli. Zira, soyun devam edebilmesi için, para ile satın alınabilecek kaynaklara olduğu kadar, paranın yetemediği sağlıklı duygusal kaynaklara, yani iki kişi arasında kurulan huzura, güvene, mutluluğa ve iki kişinin de evdeki havayı benzer şekilde olumlu algılamalarına gereksinim var.

Biyolojik dürtüler ile sağlıklı ve sürdürülebilir yaşamları olan çocuklar dünyaya getirmek isterken sadece “dışarıdan” görünenlere odaklanarak yapılan seçimlerin sonucu, ne yazık ki, psikolojik olarak sağlıksız bireyler yetiştirmek oluyor. Kadın-erkek ilişkisi ne kadar sağlıklı ise, o ilişkiden doğacak çocukların da psikolojik altyapıları o kadar sağlıklı, dolayısıyla sağlıklı bir şekilde hayatta kalma olasılıkları da o denli yüksek oluyor.

Ve elbette, “içeride”ki gücün sağlam olması durumunda, kadının bu denli ısrarcı, agresif olmasına gerek de kalmıyor. İki sağlıklı birey, yaşamlarını birleştirerek ilerlemek isterlerse, bu her iki kişinin de arzu ve isteği ile gerçekleşeceği için daha ilk baştan sağlıklı bir bir araya gelişten söz etmek mümkün hale geliyor. Bu da, aile kurumunun sağlam bir temel ile yola çıkması açısından önem arz ediyor.

Amacım çözüm sunmaktan çok, konunun fotoğrafını çekmek. Serinin sonraki kısımlarında çok daha ilginç konulara değiniyor olacağız.

Makalenin devamı için tıklayın.

Umut Kisa

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş ve yüksek lisansını “Yönetim ve Organizasyon” alanında tamamlamıştır. Bugün itibariyle Bilgi Üniversitesi’nde iletişim alanında doktorasını sürdürmekte ve Paul Ekman Group’ta “İletişim ve Davranış Analizi” alanında Post Graduate çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma hayatını Koç Finansal Hizmetler, Deloitte ve Alstom gibi şirketlerde sürdürmüş olan Umut Kısa, bir Sabancı Şirketi’nde icra kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 2012 yılında Para dergisi tarafından Türkiye’nin en etkili koçlarından biri olarak gösterilmiştir. Pennsylvania ve North California Hellinger Institute’den -Kalıtsal Aile Travmaları- eğitimi almıştır. Dünyaca ünlü profesör Paul Ekman tarafından geliştirilen Duygusal Beceriler ve Yetkinlikler (Emotional Skills and Competencies - ESaC) ve Doğruluğu ve Güvenilirliği Değerlendirmek (Evaluating Truthfulness and Credibility - ETaC), Yüz Tanımlama Sistemi (Facial Action Coding System – FACS) eğitimlerini tamamlayarak Paul Ekman tarafından “Uluslararası Eğitmen” statüsünde onaylanmıştır. Koçluk alanında ICF tarafından verilen MCC ünvanına sahip dünyadaki 400 kişiden, Türkiye’de ise 5 kişiden biridir. "AHUNA" ve "US'TA YOL" ve "KENDİNİ İŞTEN FETHET" adlı kitapları bulunmaktadır.

Takip etmek isterseniz aşağıda yazarın sosyal medya hesaplarını bulabilirsiniz.   

Facebook ,  Twitter , Instagram , Medium , Linkedin

14 yorum

  • Yıgıt Açıkbas

    Yıgıt Açıkbas

    Yorum Linki Cuma, 07 Haziran 2013 12:16

    Taksım ;

    Eğer bu kadar okumuş adam bu hareketı , avcı ıken "av" konumuna getırırlerse ; Hak edıyorsunuz , derım....

    Her ulkenın ınsanları ; layık olduğunuz bıcımde yonetılırsınız....
    Bunu ben degıl , tarıh söylüyor !

  • Yıgıt Açıkbas

    Yıgıt Açıkbas

    Yorum Linki Çarşamba, 05 Haziran 2013 14:09

    Adam dolar ve karısına ve der mı ; Boşanalım !
    Toplum dolar ve ıktıdara der kı ; Terk et !

    Onemlı olan o noktaya gelmemek ....

  • Yıgıt Açıkbas

    Yıgıt Açıkbas

    Yorum Linki Salı, 04 Haziran 2013 13:06

    Taksımı yazmak zorundayım ;

    Refleksler her zaman doğrudur !
    Okuyan ıcın tarıh yazılıyor...
    Genclerın ılerde anlatacağı bır çok hıkayesı oldu .
    Korkmayın , gıdın bakın gündüz panayır yerıne : )

    Bu ülkede herkes kolkola yasayacak ...
    Sunnı , Alevî ,Kurt kardesım ,ermenı vatandaşım ,Rum komşum , başörtülüsü , îmâmı , Hahamı , hep beraber aynı evı paylaşacağız.

    Bunu gösterdı 12 ağaç .....
    O ağaçlarda tarıhe geçtı : )
    Ilk 80 kişide tarıhe geçtı....
    Romantık bır eylem devam edıyor
    Ozlemısım : )

    T.C. Kımlıgı taşıyan herkes saygıyla yan yana yaşayacaktır
    Bunu öğretmiyorlar bıze ama olsun
    Bızde böyle ogrenırız

    Selam gaz yıyen kım varsa....
    Atanada selam olsun !
    Dünya ınanamıyor 12 ağaç ıcın bunları yaptığımıza !
    Nazım'da huzur ıcınde yatsın....
    O sıırı yüzünden oldu bunlar : )
    Orman oldu ; )
    Kımsenın gormemesı mümkün degıl artık...

    Tarih böyle , napcan ... Mecbur : )

    Çarşı grubunada selamlar : )
    Yakışır hersey Besıktas'a ....
    Herseye karşıyız.........


    Sevgıler

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Cumartesi, 01 Haziran 2013 05:47

    1 kisi bile olsanız ;
    Gaz yiyeceksiniz ama olsun ...

    Taksim'e destek icin gidin : )
    Ayni zamanda eğlenirsiniz bile ...
    Keyfini çıkartın !

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Perşembe, 30 May 2013 20:42

    Kim ki kadınını aldatır , eninde sonunda kadın intikamını alır.
    Bu gezegende yaşayan tüm kadinlara selam olsun...
    : )

    Sevgili Melis , polemik ustalığını bıraktım..
    Satır satır cevap yazmayacağım.
    Yazdiklarim senin yazdıklarından yola çıkarak yazılmıştır. ( Çarpıtmam yok yani ..)
    Diyorum ya , çapraz çelişkilerin var yazıda : )
    Tarih , yer , kisi , yaşadıkların "farklı" bicimde yazılmış , tabiki sende savunmaya gecmissin : )

    Empati yapmaya ozen gösteririm , elimden geldiğince ..
    Ama "emel" konusunda yapamam : )
    Erkek sevisiyorsa , kadinda sevisecek diyorsun ...
    İhtiyaçtan : )
    İste , kadın bu konuda Allah askına erkek gibi davranmasın diye bas bas bağırıyorum.
    Ne eksiğimiz var diyorsunuz...degil mı !
    Var , iste ...var !
    En azından Bır uzuv eksiğiniz var : )
    Her buldugu yere girmek icin sersemce isler yapan Bır uzuv... : )
    Bir etek yirtmacina bile , ben hazırım , hadi , hadi , hadi diyen bir uzuv !
    Ne mantığı ne aklı olan şerefsiz Bır uzuv ; )))))
    ( N.S.A. / Viagra'siz uzuvlardan bahsediyoruz tabiki )
    Tersini duşunun lütfen ;
    Sizde de , bugün Bayram , misafir karşılarız deyip agirlayan Bır uzvunuz var ise ; Pes , diyeceğim...
    Bunu kabul ediyorsanız , yola devam...
    O yol otobana çıkar...

    Aslında bugün ironik Bır zamanlama oldu zannederim..
    Ayni anda yazi yazıp yollamisiz ; )
    Hisli kablel vuku !
    O yazıdan hiç geri bildirim yok , sevindim...
    Sükut ikrardan gelir , desem : )

    Çıta yükseltmek sizi hangi konuda kendinizi sevdirirse her konuda cesur oldugumu kabul ettiginiz icin , onden buyrun isterseniz...

    Bu arada burcunuz konusunda tahmin yürüteceğim ;
    Yengeç : )
    "Kitapta" yazıldığı gibi gecmis yaşamınız , tutkularınız...
    Acılar yemekte güzel..
    Ask varken , deliliğim Ask'tan olsun.
    Acısiz olsun Ask artık , o kadar güzel anlar varken yasanacak , hırs , kan , şiddet , intikam , zaman kaybı , şizofren halleri , enerji zayiatı icinde bende oldum ...
    Sonuc ;
    Yanlış zamanda , dogru kişiyle tanışmıştım diyorsun..
    Buda Tanrı'nın insanlarla dalga geçmesi , iste : )
    Boynumuz kıldan ince O'na karsı...
    Vardır bır bildigi : )

    Önümüze bakalım , yanımıza iyi anıları alalım.
    Digerleri çok ağır ...
    Ben taşımak istemiyorum. !
    Bıraktım biryere , bıraktığım yeri de hatırlamıyorum.
    ; )
    Yapacak o kadar cok sey var ki Melis ...
    Hem de nasıl !
    Aynilarini tekrar yasamayacak kadar yapacagım cok sey var : )
    Onları yasayacağım..

    Sevgilerle........................

  • Melis

    Melis

    Yorum Linki Perşembe, 30 May 2013 16:56

    Evlenilecek ya da eğlenilecek erkekleri unutmayalım!

  • Melis Kalıpcı

    Melis Kalıpcı

    Yorum Linki Perşembe, 30 May 2013 16:51

    Onunla birlikteyken bir başkasına aşık olmadım ama olabilirdim de AŞK bu nerede kapıyı çalacağı belli olmaz...
    Ayrıca benim kapımı çalmış olsaydı pencereden bakmak ve gitmesini beklemekle yetinirdim.

    Çıtayı bu konu başlığı altında yükseltirsem kendimden nefret ederim.

    Yazdıklarımda da belirttim.

    Kısa ve öz bir anlatımdı...

    Çoğu erkek cinsinde rastlanıldığı üzere " kötü emel " konusu beni teğet geçti.
    Emel kısmı ise karşılıklı.
    Herhalde insani ve kadınsal güdülerimin olması tuhaf birşey değil.

    Kişiliğimi tam olarak çözmeni bekleyemem zaten değerli insan.


    Hani denir ya;

    Sen birde karşı tarafı görseydin...

    Ben mağdur gibi gözüksem de...:)
    .
    .
    .
    Burcum ile bir sıkıntım yok zira uzun zamandır aynı ipte oynuyoruz. Bir de arkadaşımız var o yükseklerde ancak lazım olduğu zaman yanımızda!!!

    Yine de tavsiyene teşekkür ederim.


    Yazmak serbest sanıyorum ama kendini karşındakinin yerine koyabilme yüceliğini göstererek...


    Sevgi ve Saygımla

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Perşembe, 30 May 2013 15:40

    Melis ;


    Tebrikler...
    Dokturmusunuz !
    Hikayede çapraz çelişkiler ! var ama , anladım !!!!!
    Zikir , niyetten önce gelir ya ; )

    Erich Fromm ;
    Cok klasik yazıları ama okumusunuzdur.
    Mazosizm , Sado iliskiler ; yani masum adı : Tutku !
    Politikada Faşizm derler...
    Pek makbul Bır tarz degil ama iste , insana neler yaptırıyor .

    Sert Kaya ; Bu yazi kesmedi beni : )
    Çıtayı yukarı lütfen..

    "Onla beraber iken baskasına asik olmuşunuz"
    Sonrada donup onunla nisanlanmisiniz !
    Yüzük attıktan hemen sonra tekrar evlilik ...
    Evde yemek bile yemeden boşanmisiniz...
    Olan size olmuş ...

    Adamın canına minnet !
    Arada kimbilir sizi kaç kere "kotu emellerine" alet etti !

    Burcunuzu değiştirebilirseniz iyi olur.
    Kendi kuyrunuza basma olasılığı yüksek burçların terk edilmesi ve yükselen ne varsa indirilmesi şiddetle tavsiye olunur .

    Daha fazla yazamiyorum , yoksa yorumum cok uzun olurdu , ama konu Bır yerlere gidecek !
    "Yaz , derseniz yazarım ancak..."
    Bakın , size kart acıyorum : )

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Perşembe, 30 May 2013 14:54

    Aslı hanım ;
    Yazınıza katkı olsun diye , Yazdiklarim...
    Sürc-i Lisan edersem affola : )
    ( ki , ederim genelde )

    3 çeşit evlenmek isteyen kadın var , demişsiniz ya ;
    Taktım aklımı ..
    Bakalım mi tekrar ;
    Ana başlıkta "sadakat" olsun...!

    1. Ekonomik özgürlüğü yok ama evlenmesi lazım ...
    Buna ilk ornek ; Annemdir..kusak olarak 50'li yıllar tabiki böyle idi , halada T.C. de en cok bu sınıf var , saygınlık icinde selamlarım hepsini...bence gercek evlilikler bu grupta ...kocasina bagli , evini ve çocuğunu elinden geldiğince buyuten grup ! Sadakat doğal olarak var ! Hatta kıskançlık evliliğin Gül bahçesi ; )

    2. Ekonomik özgürlüğünü ele almış ( Bır sekilde ) ama ataerkil aile yapısından kopmakta istemiyor , erkek alta girmesin , icguveysi gelmesin diye , denk Bır adam arıyor...mantık evlilikleri ( bakınız ; etrafınıza , cok sayıda var ) olur , konuşmadan yemek yiyen çiftleri görürseniz gittiğiniz yerlerde bilin ki , aile Ltd. sti. Kurulmuş , herkes kırmızı çizgiyi geçmeden yasar. 2 defa gün hesabı yaparak , misyoner sevisme sonucu 2 cocuklari olmuştur , o günden beri şirket kuralları gereği tekrar sevismek yada baska birşeyler icin dilekçe tasdiklenmesi şarttır. Aileler de isin icinde gizli ortak olarak bulunurlar , miras kalacak ya , aman damat / gelin yanlış olmasın..... ; )
    En güldüğüm , en mizah grup bu grup Aslı hanım...
    Ne kadar dallama erkek , ne kadar marka meraklısı varsa bu gruptadir...
    En korkak grupta , tabiki burada toplanmıstir.
    Sadakat konusuna gelince : Ruslarla yatan erkekler , ve Fahriye abla formatindaki kadinlar hep buradadir.
    Toplumdaki sonradan zengin olanlar , üst orta sınıf bu grupta der , toplum bilim !

    3. Kariyerde hızla yükselen kadın grup , Bır ara evleneyim der ya..... !
    İste ; Benim ilgi alanıma giren , yazılarımda ağzıma geleni söylediğim grup bu !
    Yumuşak karnım : )
    Kadın , iyi okullarda okumuştur ...
    Okul cevresi onu dolduruşa sokar !
    Cok buyuk insan olacaksın falan diye ..
    Ablalar o hızla Bır şirkette , unvan pesinde koşar..
    Yükselmek icin herseyi feda eder..
    Hele uluslararası şirkette falan çalışıyorsa , ablaların kariyer adı altında , hep Bır ustteki kişilerle cok yakın ama bayagi yakin teması olur.
    Çevresindeki kim varsa , ona verirsem o da bana ne verir diye hesap yapar...
    Bunu bilen erkek ust düzey yoneticiler , banada ver , o zaman der...
    Etrafta mal sahibi , rakip şirketin bilmem nesi , arada umit vaat eden alt jenerasyon'dan kim varsa , önce flört sonra alanen , sonra cebren yatakta "kariyer" yapılır.
    Sonra ;
    Unvan hazir !
    Tarihte bile cok değerli isimler vardır.
    İ. Peron !
    "Arjantin "
    Hayatını okuyun , bugünkü şartlara çevirin ..

    Bu grupta kaç kisi var ,etrafınıza bir bakın !
    Yada gece çıkın , barlarda binlerce !
    Bır şirketler grubuyla is yapmaya başlayın , cep numaralarınızda yer kalmaz...
    Aksam yemeklerinde istemediğiniz kadar !!!!!!
    Amipler gibi çoğalırlar Bır de !
    Ne hikmetse ...
    Asansörde bile bolca rastlarsınız...
    Okuduğu okulun ismini ilk 3 dk da veriyorsa , size vermesi en geç 3 gün !
    E , biryere kadar tabiki yükselmek icin "feda" olayı..
    Arkadaşları cocuk yapmaya başlamıştır.
    Ailesi , kızım tamam direktör oldun da ailen yok ama , diye çiviyi sokar !
    Uykusuna girer 3. grup kadının !
    Derhal evlenmesi gerekir.
    Kariyer , heba olmasın... O kadar uğraştı , gece ! Ve gündüz çalıştı..
    Fark'ta atması lazım...
    Amaaaaaaaaaa ;
    İsmi çıkmıştır , o kendini Meryem zanneder !
    Erkekleri göre göre , farklarını , zaaflarını artık ogrenmistir , en iyisini ister !
    Erkek , Sevismesini bilmesede olur , o eksiğini tamamlar ,yeter ki ; Takdim edeceği kalitede ! Olsun erkek ..... !!!!!!
    İs yerinde file çorap giyen kadinlar gördüğünüzde , iste bu ! diyebilirsiniz...
    Aksam'a lazım ya , sabahtan giyiyor abla !
    ; )
    Çantasında prezervatif ve Vİagra ! mutlaka vardır..
    Simdi siz karar verin , bu gruptaki kadınla kim evlenir ?
    Kim ?

    A . Salak ama akilli taklidi yapan erkek..( Vİagra muptelasi'dir genelde ! )
    B. Cok Zeki ! ama culsuz biri !....( Çaresizlikten )
    C. Hiçbiri... ( Cocuklarının annesi olacak kadın sırf gen. mud. yar . falan diye hiç Bır gercek erkek , bu gruptaki kadınla ev -len -mez !!!!! )

    D ve E şıkkı yok , inanın...

    Sonuc ;
    Sadakat anlamı bilmeyen kadın asla , asla , asla , asla , asla , asla , asla, ve ASLA "gercek evlilik" yapamaz !

    Boşanmalar neden fazla..
    Ortalık neden "dul" kadın kaynıyor..
    Erkekler neden sessizce gidiyorlar , boynuzlarına bakarak...
    Neden alkol , uyuşturucu kadinlar tarafından haddinden fazla kullanılıyor !
    Neden erkekliği olmayan erkekler , görmelerine rağmen herseyi , susuyorlar...
    Neden , kadinlar teşhirligi abarttı !
    Sadakat kelimesi neden fantezi geliyor bu gruptaki kadınlara...

    Bu yazımdan nem kapan biri olursa , alınırım...
    Herkes kendini biliyor .
    Bu taraftan bakınca , kadinlar böyle ama : )

    Sizde o taraftan erkekleri yazin , sadakat konusunda ...
    Altta kalmayız !
    Ama anlatamadığım sudur ki ;

    Siz "kadın"sınız...
    Yani Tanrı'nın kendisiniz.
    Değerlisiniz..
    Anne olmak gibi cok ozel Bır vasfa sahipsiniz ...
    Sayenizde varız
    Doga sayenizde var !
    Allah askına , harcanmayın ....
    Yoksa biz sizi cok kolay harcarız.
    İzin vermeyin ..
    Bır erkekler aramızda tek kelime ile cok sey anlatırız.
    O kelimeyi bize söyletmeyin !!!!!
    Sonra sıttin sene o unvan çıkmaz...

    En kisa tarifi sudur ki ;
    Eglenilecek kadın var , evlenilecek kadın var !
    Siz hangisi oldunuz ?


    Ekonomik özgürlük , size "seks özgürlüğü" de veriyorsa eger ....... !
    Hak ediyorsunuz şikayetçi olduğunuz herseyi !
    Güle güle kullanın ...

  • Melis Kalıpcı

    Melis Kalıpcı

    Yorum Linki Perşembe, 30 May 2013 14:06

    1980...
    Güzel bir seneydi onu tanımıştım.
    Duruşu sergilediği tavrı çapkın bakışları v.s.
    Evli olduğunu öğrenince aramızdaki bağı kör bir bıçakla kestim.
    Zaman aldı!
    Dayanamadın arasıra aradım sordum bildim kendisini.
    Ben hep olduğum yerdeydim ancak geçen zaman içerisinde o hep daldan dala konmuştu.
    Kısaca yazıyorum

    NEDEN EVLENDİM?

    Gel zaman git zaman yine yollar kesişti.
    Bu seferki farklıydı durulmuş olgunlaşmış yani ne bileyim farklıydı işte.
    Sevgimiydi alışılagelmişlikmiydi bilemem ama yanındaydım.
    Neden evlendiğimi sorguladığımda 2 tane gerekçe buldum kendime. Onlarda tam bu zamanlara rastlıyordu...

    1. Yemek dönüşü bir akşam bana " Senin sevgilin yok mu ? " dedi birlikte uyuduğum adam!!!
    2. " Evlenmek mi? Bu saatten sonra ne seninle ne de bir başkası ile evlenirim böyle iyi..."

    Ben burcumun ve yükselenimin ve sınırlarımın bilincinde biriyim.

    Kuyruğuma basanın gırtlağını keserim.

    Çok dengesiz bir hareket ama ben de and içtim onunla evlenecektim.

    Terk ettim peşimden geldi.
    Barıştım sonra yine terk ettim.
    Başkasına aşık olduğumu söyledim. ( ki gerçekti )
    "Tamam evleneceğim" dedim sonra vazgeçtim.
    Nişanlandım yüzüğü beynine fırlattım.
    Daha sayabileceğim bir sürü işkence uyguladım.

    Evlendim ve bir ay sonra da boşanalım noktasına geldik.

    Boşandım.

    Kim karlı çıktı bilmiyorum ancak bana sarfettiği lafları yüzüne öylesine derinden haykırdım ki
    NEDEN EVLENDİM
    çok iyi anladı.
    .
    .
    .
    Banu hn. : Evlilik sürdürülebilir eğer istersen..!

    Yiğit : Sert kayaya çarptın senden daha cesur olduğunu iddia eden ben varım...:)))

    Aslı Hn. : Yardıma ihtiyacım olduğunu biliyorum ancak kendimce çözmeye çalışıyorum.

    Sevgiyle

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Çarşamba, 29 May 2013 13:22

    Bır kadın olarak , Aslı hanım siz bu yazıyı yazdınız ya , tebrik ederim...
    Nihayet , Bır kadın itiraf ediyor...
    Bugünleride görecektim.!

    - 30 yasına kadar evlenmemiş kadınlarımız çıldırıyor.
    - 30 yasından sonra eli mecbur ,tercih skalasindaki azlık'tan. !!!!
    - Kariyer diye kendini yırtsa bile , sonra dank ediyor erkek faktörü ...( Aile demek içimden gelmiyor , evlilik bile kariyer meraklısı kadınlar icin ; Kariyer zaten ! )
    - Güç faktörünün , kadin icin parasal güç olduğunu Aslı hanım nazik ve edepli yazmış ama ben agresif yazacağım ; 30 yasını asmış hele 40 ni gecmis kadinlar Bır nevi bu konuda gercek birer orospu oldular ! Kariyeri ( güya ! ) ya da apoletleri ne olursa olsun bu sıfat yakışır !
    - Aslı hanım yine nezaketten , paranin satın almayacağı diye tarif ettigi seks hayatları boktan olan hatta olmayan , daha da ilerisi " olamayan " ama güç deyince varlık ya da evlilik cüzdanı meraklısı ksonralar sonra kafasını duvarlara vurarak gecelerini geçiriyor. Hadi , dogrudan " Aile Mahkemesi" ...Yaz kızım ; Şiddetli sevismemekten yazacak hali yok ya , geçimsizlik diye kayıtlara geç !

    Aslı hanım ;
    Koclukta seanslarinizda neden kisa kisa sormuyorsunuz ;
    - Sevisiyormusunuz haftada en az 3 defa !
    - Paylasiyormusunuz mutfağı , temizliği , evin her köşesini...yasiyormusunuz evde , Bır tek esya almak icin bile saatlerinizi beraber harciyormusunuz ...
    - Ailelerinizle beraberken , egleniyormusunuz yoksa kusur bulmak icin Bır tarafinizimi kaldırıyorsunuz...
    - Sabah uyandığınızda ilk cümleniz ; Ne ?????..... "Seni seviyorum" degilse o iliski maymunlara ornek olsun , sizin kocluk yaptıklarınıza degil...
    - İyi günde eğlenirken , kotu günde bahane bulup , korkudan çoluğunu çocuğunu alıp giden , gitmekte kalmayıp , baska kapılara yatak atan size cok isim veririm.. Lanet olsun , böyle kadınlara...! (Orospulugun baska tarifidir bu , şimdilik burda kalsın )
    - Kadın ki , ( yazdıklarınızda güzellikten bahsetmişiniz ) eger güzelliğini , timsah gozyaslariyla süsleyecek kadar oyuncu , omuzlarını ve gözbebeklerini ayni oranda oynatacak kadar profesyonel ise , ona kanacak erkeğin ben asla "erkek"olmadıgını net bilenlerdenim...
    Yani sayın Aslı hanm ; Güzellik kadın banyodan çıkınca güzelse güzeldir.......

    İyice kısaltalım yazınızı hadi ;

    Evlenmek icin takla atan kadın - erkek her kimse ; Orospuluk yapmadan , farklı gözükmeden , ask'la beraberlik icinde ve deli gibi sevisirse zaten doga gereği hersey kendiliğinden "şahane" yürür...
    Sizinde , kimseye kocluk yapma gibi ısınız olmaz , yaparsanizda acık acık böyle yapın !
    Kelime oyunları , zorlama fikirler , bunlar hiç kimseyi kurtarmaz ...
    İçinizden gelen ne ise onu yapın , olmuyorsada zaten olmayacaktır.

    "Ask ve ten" birlikteliği varsa , bırakmayın beraber olduğunuz kisiyi...Bır daha bulmanız Milli Piyangoda buyuk ikramiye ile ayni oranda sans !
    ( Kendimden de biliyorum )

    Amortilere razı iseniz , canınız cehenneme...
    Ağlamayın !

  • mehdi yardımcı

    mehdi yardımcı

    Yorum Linki Çarşamba, 29 May 2013 09:03

    merhaba .Aslı hnm çok güzel ifade etmişsnz aklınıza sağlık ,ancak bu 10 yıl öncesi ne kadar dı sanırım şimdi biraz değişime uğradığını görüyorm artık yerini bazı farklı deneyimlere bırakmış yeni keşiflerle takas edilmeye çalışlıyor yada yelpaze genişletilsin isteniyor ülkemiz insanları avrupa laşma sürecini sancılı geçirmekte, dolayısı ile değerli tespitlerinz in bazı bölümleri dikkate alınmıyor .kutluyorum sizi teşekürler

  • Tulin

    Tulin

    Yorum Linki Çarşamba, 29 May 2013 08:36

    Merhaba Aslı Hanım
    Yazınızın içeriği oldukça düşündürücü umarım geniş kitle tarafından okunur ve anlaşilir,zira bu tarz yazılar toplumumuzu bilinçlendirecek ve ileriye götürecek .Kaleminize ,aklınıza sağlık

  • banu

    banu

    Yorum Linki Çarşamba, 29 May 2013 07:15

    evlilik sürdürülebilir mi?

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık