Menu

Dünya üzerindeki gücünüz nedir?

Don Beck, Spiral Dinamikler adlı kitabında, insanoğlunun bilinç seviyesine ilişkin ilginç bir konuyu gündemine alıyor.

İncelediği konu, kendisi dışında Christopher Cowan ve Ken Wilber tarafından yazılmış bir çok kitapta destekleniyor. Bunlara örnek olarak Boomeritis ve Integral Vizyon verilebilir. Spiral dinamikler oldukça ilginç bir konu...

 

İnsanoğlunun bilinç seviyelerini mem adını verdiği farklı aşamalara ayırıyor.  Richard Dawkins tarafından öne sürülen mem (meme) kavramı, gelişim ve kültürel aktarımın temel unsurunu ifade ediyor. Genler nasıl insanda biyolojik devamlılığı sağlıyorsa, memler de toplumda kültürel devamlılığı sağlıyor. Memleri toplumların veya bireylerin hafızalarına ve kollektif şuurlarına kayıtlı olan kültürel DNA kodları olarak tanımlayabiliriz. İnsanların kollektif şuuru, yetenekleri, değerleri ve görüşlerinin bileşkesi olarak ifade edebileceğimiz bu DNA kodları kendi içerisinde çok önemli ve kritik gizemler barındırıyor.

Toplusal düzeni ve hafızamızı oluşturan bu semboller ve aktarıcılar sayılan MEMler müzik, giyinme, yemek kültürü gibi farklı unsurlar içerisinde gizleniyor ve nesilden nesile aktarılıyor. Mem dediğimiz sistem aslında bizim bilinç seviyemizle de yakından ilgili.

Ken Willber kendi kitabında, yaklaşımını nesiller itibariyle inceleyerek; Boomer Kültürü, X kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı, indigolar ve şimdi de kristal çocuklar dediğimiz maksimum 10 yaşına kadar olan çocuklar ile ilişkisini, irdeliyor. Farklı kaynaklarda farklı yorumlara rastlamakla birlikte, genel olarak bilinç seviyesine ilişkin memler aşağıdaki gruplar olarak sayılmaktadır.

Birinci Kademe Memler

a)    Bej Mem

Bu grupta olan insanlar, hayatta kalma evresini yaşıyorlar. Yeme içme, sıcaklık, seks ve güvenlik en öncelikli meselelerdir. Hayatta kalmanın yolu bedensel ihtiyaçları karşılamaktır. Yaşamı sürdürmek için sürüler halinde yaşarlar ve bu şekilde güçlü olmaya çalışırlar. 100 bin yıl önceside dünyanın ortalama bilinç seviyesi bu bölgede iken, şimdi sadece dünyada ki yetişkin nüfusun % 0,1’ini ve dünya üzerindeki gücünün % 0 olduğu söylenebilir.

Temel olarak Afrika’da ki bazı ilkel kabileler bu grupta değerlendirebilir. Yeni doğan çocukların da 1 yaşını doldurmalarına kadar spiral dinamiklerde bu bölge de olduğu tahmin edilmektedir. Bu dönem arkaik ve içgüdüsel dönem olarak adlandırılabilir.

b)    Mor Mem

İnsanoğlu’nun bilinç gelişiminin ikinci evresi sihirli, mistik, kabileci, ve töreci olduğu dönemdir. Düşünme bu dönemde herşeyi doğal görmeye ve hayatta gerçekleşen olayların, tamamen bazı güçler tarafından oluşturulduğuna ilişkindir. Bu dönemde etnik kabileler oluşturulur ve kabileler de büyücüler oldukça etkindirler. 50 bin yıl önce dünya bilinç ortalamasının bu aşamada olduğu düşünülmektedir. Vudu büyüleri, kurban yakma, uğur getiren takılar, tarot, astroloji gibi metafizik söylemlerin yüksek olduğu gruptur. Bugün itibariyle yetişkin nüfusun % 10’una tekabül etmekte olup, dünya üzerindeki gücün sadece % 1’ini temsil etmektedir. Bu dönem çocuklarda, 1-3 yaş arasındaki döneme denk gelmektedir ve bu döneme büyü ve mit dönemi de denir, hatta bu yaş gruplarında çocukların diş perilerine ya da hayaletlere inanma, karanlıktan aşırı derece de kormak gibi reaksiyonlar göstermeleri beklenir.

c)     Kırmızı Mem

Kırmız mem denilen grup, egosentrik dönemi ifade eder. Herşey güce ve benmerkezciliğe dayalıdır. Bu grubu iş toplantılarınız da dahi sıklıkla rastlayabilirsiniz. 10.000 yıl önce dünya bilinç seviyesi ortalamasının bu seviye de olduğu düşünülmektedir. Egosentrik, çıkarcı, bireyci, benmerkezci bu grup, diğerlerinden güçlü olmak adına tüm tüm feodal yapılar üzerindeki kontrolü sağlamaya çalışır. Fetihlere gider, öldürür, hakimiyet kurar. Genellikle iki yaş sendromu geçiren çocuklar bu dönemde sayılırlar. Feodal yapılarda sıklıkla görülürler. Dünya yetişkin nüfusununun bugün % 20’sini oluşturan bu grubun, dünya üzerindeki gücünün yaklaşık % 5 oranında olduğu düşünülmektedir.

d)    Mavi Mem

Hayatın güçlü ve bir başkası tarafından yönetildiğine inanılan dönemdir. Belirli bir düzen vardır ve bu düzen içerisinde değişmeyen dogmatik, tartışılamaz kurallar vardır. Bu dönem genel de dini inançların insan hayatını önemli derecede belirlediği ve yaşamın mutlak bir varlık ya da varlıklar tarafından idare edildiğine ilişkin geniş bir mutabakatın olduğu dönemdir. Aksinin tartışılması bile, grupları ve kişileri oldukça rahatsız eder. 5000 yıl önce başlamış olan bu bilinç seviyesi günümüzde dünya nüfusunun %40’ını ve dünya üzerindeki gücün yaklaşık % 30’unu temsil etmektedir. Bu dönem siyasi düşüncelerin ve ideolojilerin önem kazandığı bir dönemdir. Mavi Mem, çocuk gelişimi için 10-20 yaşları arasını temsil etmekle birlikte, toplum ve insan gelişim seviyelerine göre ölene kadar insanlar bu aşamada kalabilirler. Mavi mem, otoriter, amaçlı, düzenli, inançlı, muhafazakar, hiyerarşik yapılar içerisinde rahat eder. Bu gruba göre dünya, mutlak gerçekliğin/kudretin hükmünde ve kontrolündeki düzenli varlık ve evren sistemi içerisinde yer alır.

)      Turuncu Mem

Bilinç seviyesinde Turuncu Mem dönemine geçildiğinde, insan bilinci, bilime odaklanmaya başlar. Bu aşama da benlik sürü zihniyetinden kurtulmaya çabalar. Dünya, kişinin kendi hedefleri doğrultusunda öğrenilecek, hakim olunacak ve yönlendirilecek fiziki ve doğal yasalarla yönetilen bir mekanizmadır. Bu dönem de strateji, kapitalizm, başarma ve ilerleme odaklı yapı hayatın temelidir. Yaklaşık 300 yıl önce başladığı düşünülmektedir. Korperatif devletlerin temeli olan bu bilinç sistemini Ayn Rand’ın atlas silkindi adlı eserinde, borsacılarda, X kuşağı denilen kültürde sıklıkla görülebilir. Dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık olarak % 30’unu, dünya gücünün ise yaklaşık % 50’sini temsil eder.

f)     Yeşil Mem

Bilinç seviyesinin yeşil meme geçmesiyle birlikte, kişi daha eşitlikçi, toplumcu, çevreci, hümanist biri haline gelir, kadın haklarını savunmaya başlar. Duyarlıdır. İnsan potansiyelini zenginleştirmeye çalışır. Diyalog ve ilişkiler olduça önemlidir. Kararlar uzlaşma ve oybirliği ile alınır. Spirituellik tekrar canlanmaya başlar, hiyerarşi karşıtıdır. Yeryüzünde yaşayanlara karşı derin bir saygı ve duyarlılık gösterilir. Yaklaşık olarak 150 yıl öneceden beri görülmeye başladığı düşünülmektedir. Yetişkin nüfusun % 10’unu, dünya gücünün % 15’ini oluşturur. Yeşim mem’in tamamlanmasıyla birlikte insan bilinci çok farklı bir alana sıçrar. Clare Graves buna, “inanılmaz derinliği olan bir anlam kanyonunun aşıldığı ciddi bir sıçrama” demektedir. Şu ana kadar sayılan tüm memlere birinci kademe memler denilmektedir.

İkinci Kademe Memler

 
Sarı Mem

Esnekliğin, doğallığın, ve işlevselliğin çok büyük önemi vardır. Sistemci, kaotik, kompleks, dinamik bir bilinç dönemidir. Yaklaşık 50 yı önce başladığı düşünülmektedir. İkinci grup memlerinin en önemli farkı, birinci grup memlerinde iken, diğer grupların anlaşılamaması ve farklı görülerek suçlanmalarıdır. Örneğin yeşil mem’de olan biri rahatlıkla, mavi mem de olan birini eleştirebilir. İkinci grup memlerde ise, yukarıda belirtilen aşamaların sadece doğal gelişim aşamaları olduğunu kabul eder ve yargılamayı oldukça azaltır. Dünyanın ilk koçlarından olan Tümothy Gellway’in sözü buna çok iyi bir örnek oluşturmaktadır.

 

"Biz, bir bitkiyi toprağa tohum olarak ektiğimizde onun küçük olduğunu farkederiz ancak güçlü bir vücudu ve kökleri olmadığı için eleştirmeyiz. Ona yeni bir tohum gibi davranır, gelişmesi için su veririz ve bakımıyla ilgileniriz. İlk defa toprağın üzerine çıktığında, onu olgun olmamakla, ya da az gelişmiş olmakla suçlamayız, ya da filizlerini, henüz açılmamış oldukları için lanetlemeyiz. Biz sadece merak içerisinde durur ve bitkinin bir sonraki aşamada ne kadar ilgiye ihtiyacı olduğunu görmeye çalışırız. Bir gül, tohum olduğu andan öldüğü ana kadar güldür. Bu süreç içerisinde, o her zaman güle ait tüm potansiyeli taşır. Fakat sürecin tamamı durmaksızın değişimdir ama her değişimin ulaştığı yer, zaman, durum tam da olması gerektiği gibidir."
 
Dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık % 1’i bu gruptadır ve dünya gücünün yaklaşık % 5’ine sahiptir. Farkettiyseniz ikinci gruba ulaşılmasıyla dünya üzerindeki etki önemli derecede artmaktadır.

h)    Turkuaz Mem

Holisitk yada bütüncül dönem olarak adlandırılır. Yaklaşık 30 yıl önce başladığı kabul edilir. Evren holistik bir yapıdadır ve entegratif enerji dalgaları duyguyu ve bilgiyi birbiriyle entegre eder. Çok sayıda veri ve unsur sadece tek bir bilinç sisteminde buluşur. Hem teori hem de pratikte önemli bir birleşme gerçekleştirilir. Nüfusun sadece % 0,1’i dünya üzerindeki gücün % 1’ini temsil eder. Bu seviye Gandhi gibi bilince sahip olan kişilerin grubudur. Dünya üzerindeki etkileri çok yüksektir.

i)      Beyaz Mem

Ruhsal, derin, anlamlı, vicdan ve kalp odaklı mem olarak bilinir. Bu grupta anadolu tasavvuf anlayışı, gnostikler, erenler, 21. yüzyıl delileri ve velileri yer alırlar. Gönüller, milletler, toplumlar, medeniyetler ve dinler arasında zaman ötesi kardeşlik, sevgi ve diyalog bağlarının kurulduğu ideal ütopya dünyasıdır. Temel görüş, içini ve derinliklerini keşfet, evreni ve kendini oku, zaman, mekan ve boyutlarının ötesine ulaşmaya çalış, sıfırda sonsuzluğu keşfetme, bütün insanlığı yürekten sevme ve kucaklama, anlam arama, mikrokozmos olarak kendini okuma, makro ve mikro kozmosları araştırma, evrendeki amacını bulma, derinlik ve anlam arama, kendini aşma, benliğinin kalıplarını kırma, senden öte seni arama, gerçek aşkı keşfetme ve yaşama, kendini unutma gibi söylemler ana konuları oluşturur. Bu grupta; tasavvuf, koşulsuz tevazu, diyalog ve açıklıkla beraber peygamberlerin de bulunduğu düşünülür. Mevlana anlayışı, Yunus duruluğu, Hacı Bektaş hoşgörüsü, Anadolu tasavvuf anlayışı, erenler, 21. yüzyıl delileri ve velilerinin turkuaz meminden sonra bu gruba girdikleri düşünülür.

Siz de kendi bilinç gelişiminizde bu aşamaları düşündüğünüzde kendinizi daha fazla tanıma şansına sahipsiniz. Ancak belirtelim ki, bu aşamalar birbirinden keskin çizgilerle ayrılan aşamalar değiller. Bir konuda yeşil memde olup, diğer bir konuda kırmızı mem de yer almanız mümkün, ancak unutmayın her mem size farklı bir perspektif sunuyor ve ne kadar çok mem kullanırsanız hadiselere o kadar geniş ve farklı açılardan bakabiliyorsunuz.

 

 

Umut Kisa

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş ve yüksek lisansını “Yönetim ve Organizasyon” alanında tamamlamıştır. Bugün itibariyle Bilgi Üniversitesi’nde iletişim alanında doktorasını sürdürmekte ve Paul Ekman Group’ta “İletişim ve Davranış Analizi” alanında Post Graduate çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma hayatını Koç Finansal Hizmetler, Deloitte ve Alstom gibi şirketlerde sürdürmüş olan Umut Kısa, bir Sabancı Şirketi’nde icra kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 2012 yılında Para dergisi tarafından Türkiye’nin en etkili koçlarından biri olarak gösterilmiştir. Pennsylvania ve North California Hellinger Institute’den -Kalıtsal Aile Travmaları- eğitimi almıştır. Dünyaca ünlü profesör Paul Ekman tarafından geliştirilen Duygusal Beceriler ve Yetkinlikler (Emotional Skills and Competencies - ESaC) ve Doğruluğu ve Güvenilirliği Değerlendirmek (Evaluating Truthfulness and Credibility - ETaC), Yüz Tanımlama Sistemi (Facial Action Coding System – FACS) eğitimlerini tamamlayarak Paul Ekman tarafından “Uluslararası Eğitmen” statüsünde onaylanmıştır. Koçluk alanında ICF tarafından verilen MCC ünvanına sahip dünyadaki 400 kişiden, Türkiye’de ise 5 kişiden biridir. "AHUNA" ve "US'TA YOL" ve "KENDİNİ İŞTEN FETHET" adlı kitapları bulunmaktadır.

Takip etmek isterseniz aşağıda yazarın sosyal medya hesaplarını bulabilirsiniz.   

Facebook ,  Twitter , Instagram , Medium , Linkedin

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık