Menu

Cesaret 3

Bu kısır döngüden çıkmanın yolu cesaretinizi toplamak ve iç sesinizle yüzleşmektir. Kaleminizle ve kağıdınızla (veya bilgisayarınız ve klavyenizle) baş başa kalabileceğiniz bir yer bulun. İç sesinizi dinleyin ve duymak ne kadar zor olursa olsun size ne söylediğiyle yüzleşin (Ses yalnızca bir soyutlama – kelimeleri duyamayabilirsiniz; bunun yerine ne yapmanız gerektiğini görebilir veya hissedebilirsiniz.

Ancak ben güzel bir örnek olduğu için bundan ses diye bahsetmeye devam edeceğim). Ses size evliliğinizin on yıldır ölü olduğunu ve boşanmaktan korktuğunuz için bununla yüzleşmeyi reddettiğinizi söyleyebilir. Başarısız olacağınızı düşündüğünüz için kendi işinizi kurmaktan korktuğunuzu, bu yüzden de sizi zorlamayan bir işte çalışmaya devam ettiğinizi söyleyebilir. Kilo vermeyi birçok defa denediğinizi ve başaramadığız ve yemek yemeğe bağımlı olduğunuz için vazgeçtiğinizi söyleyebilir. Takıldığınız arkadaş grubunuzun istediğiniz insan tipine uygun olmadığını ve bu arkadaş grubundan çıkıp yenisini bulmanız gerektiğini söyleyebilir. Her zaman aktör veya yazar olmak istediğinizi ancak daha emniyetli ve güvenli gözüktüğü için satış işinde çalıştığınızı söyleyebilir. Her zaman ihtiyacı olan insanlara yardım etmek istediğinizi ancak bunu olması gerektiği gibi yapamadığınızı söyleyebilir. Yeteneklerinizi harcadığınızı söyleyebilir.

Cesaret, hayatın huzur vermek için talep ettiği fiyattır.

Sesin söylediklerini bir ya da iki cümleyle ifade edip edemediğinize bakın. Size ne söylüyor? “Ayrıl. İstifa et. Konuş. Yaz. Dans et. Rol yap. Rahatla. Egzersiz yap. Sat. Değiştir. Taşın. Olmasına izin ver. Sor. Öğren. Affet.” Aklınıza bunlardan hangisi gelirse yazın. Belki hayatınızın her alanı için değişik sözcükler yazarsınız.

Şimdi gerçekten ne istediğinizi bilinçli bir şekilde kabul edeceğiniz o zor adımı atmak zorundasınız. Sizin için mümkün olmadığını düşünüyor olabilirsiniz, tamam. Buna nasıl ulaşacağınızı göremeyebilirsiniz, tamam. Ama istediğinizi inkar etmeyin. İnkar ettiğinizde bilinç seviyenizi azaltıyorsunuz. Kilolu vücudunuza baktığınızda, gerçekten fit ve sağlıklı olmak istediğinizi kabul edin. Sigaranızı yaktığınızda, sigarayı bırakmak istediğinizi inkar etmeyin. Hayallerinizdeki bir insanla karşılaştığınızda, o kişi hayatınızda olduğunda mutlu olacağınızı inkar etmeyin. Kendisiyle tamamen barışık bir insan gördüğünüzde, bu huzurun kendinizde de olmasını istediğinizi inkar etmeyin. Kendinizi inkar etmekten kurtarın. Bunun yerine “”Bunu gerçekten yapmak istiyorum ama şu an bunu başarabilecek seviyede olduğumu hissetmiyorum.” diyebilin. Başaramayacağınızı düşündüğünüz şeyi istemenizde hiçbir sakınca yok. Bunu hiçbir zaman başaramayacağınızı düşünerek yanlış yapıyorsunuz. Ama önce kendinize yalan söylemeyi ve istemiyormuş gibi yapmayı bırakın.

Yüzleşmekten korktuğunuz şeyleri kabul ettiniz, nasıl hissediyorsunuz? Muhtemel kendinizi harekete geçmek için hala yetersiz hissediyorsunuz. Sorun değil. Doğruya gitmek ve korkularla direkt yüzleşmek çok etkili olabilir; bu, şu an topladığınız cesaretten daha çok cesaret gerektirir.

Bu makalede öğrenmenizi istediğim en önemli nokta gerçek cesaretin duygusal değil zihinsel bir beceri olduğudur. Nörolojik olarak bu, duygusal limbik dürtülerin beyninizin (düşünsel) neokorteks bölgesi tarafından kontrol edileceği anlamına gelir. Yani, duygusal bir memeli olarak sahip olduğunuz kısıtlamaların üstesinden gelmek için aklınızı, mantığınızı ve özgür iradenizi kullanmanız gerekir.

Bu mantıklı geliyor olabilir ancak yapması söylemesinden zor. 1000 kişinin önüne çıkacağınız ve konuşacağınızda gerçek bir tehlikede olmadığınızı bilirsiniz ancak korkunuz her şekilde artmaya başlar ve hayali tehditler sizin böyle bir şeyi yapmanızı engelleyebilir veya sizin için hiçbir anlam ifade etmeyen bir işte çalıştığınızı bilirsiniz, ancak “İstifa ediyorum” cümlesi ağzından bir türlü çıkmayabilir.

Ancak cesaret böyle durumlarda sizden olağanüstü bir şekilde harekete geçmenizi beklemez. Nasıl ağırlık çalışması kaslarınızı güçlendirirse, cesaret de koşullanarak yapabileceğiniz mental bir süreçtir. Spor salonuna ilk gittiğinizde 100 kiloluk bir halteri kaldıramazsınız, bu yüzden cesaret toplamanın bir anda sizi en büyük korkunuzdan kurtaracağını düşünmeyin.

Cesaret toplamak için önerebileceğim iki metot var. İlk metot gittikçe artan ağırlıklarla yapılan çalışma. Sizi zorlayan ama kaldırabildiğiniz ağırlıklarla başlayın ve sonra giderek güçlendikçe daha büyük ağırlıklarla çalışmaya başlayın. Yani önce en küçük korkularınızla mücadele etmeye başlayın ve giderek daha büyük korkularınızı yenmeye başlayın. 30 kilo’luk kaldırmaya başladıysanız, 40 kiloyu kaldırmak sizin için zor değildir. Aynı şekilde, 1000 kişiden oluşan izleyicinin önünde konuşmak daha önce 900 kişinin önünde konuştuysanız artık zor değildir.

Yani kağıdı elinize alın ve üstesinden gelmek istediğiniz korkularınızdan birini yazın. Daha sonra bunları birden ona kadar kaygı seviyelerine göre sıralayın, birincisi en az kaygı veren, onuncusu en çok kaygı veren durum olsun. Örneğin, birini randevuya davet etmekten korkuyorsanız, birinci sıraya dışarı çıkıp çekici bulduğunuz birine gülümsemeyi denemenizi yazın (çok hafif bir korku). İkinci sıraya aynı gün içinde on tane çekici insana gülümsemeyi koyun. Üçüncü sıraya herkesinin size güleceğini bile bile, ortak arkadaşlarınızın önünde muhtemelen reddedileceğiniz birini bir yere davet etmeyi koyun aşırı korku) Şimdi listenizin birinci basamağını tamamlamak için amaç belirleyin. Önce birincide başarılı olun (ve sonuç ne olursa olsun bu aşamadaki başarı devam et anlamına geliyor), sonra ikincisine geçin, sonra üçüncüsüne, ta ki onuncu sıradaki korkuyla da baş edebileceğinizden ve korkunun sizi artık kısıtlamadığından emin olana kadar. Sizin için asıl yararlı olacak şeyleri düzgün bir şekilde oluşturmak için listenizdeki maddeleri düzenlemeniz gerekebilir. Bir sonraki basamağın çok ağır olduğunu düşünüyorsanız, onu küçük parçalara ayırın. 290 poundu taşıyıp 300lüğü taşıyamıyorsanız 295 veya 291’i deneyin. Bu süreci aşama aşama yapmanız gereken şeylerin bir listesi olarak görün, bir sonraki basamak sizi biraz zorlasın ama onu başaracağınıza dair güveniniz tam olsun. Sizi bir sonraki basamağa daha iyi hazırladığını düşünüyorsanız, aynı basamağı birden fazla kere tekrarlayın. Kendinizi hızlandırın.

Bu aşamalı eğitim programını yapmaya devam ederseniz, iki şeyi başarmış olacaksınız. Geçmişte sizi korkutan/engelleyen şeyin sizi tetiklemesini durdurmuş olacaksınız. Ayrıca kendinizi gelecekte olabilecek durumlar için daha cesaretli hissedeceksiniz. Böylece cesaretiniz arttıkça korku duygunuz azalacak. Nörolojik olarak davranışlarınızda neokortikal kontrolün etkisini artırırken, limbik kontrolün etkisini azaltacaksınız, böylece bilinçsiz fare olmaktan çıkıp aşama aşama bilinçli bir insana dönüşeceksiniz.

Cesaret toplamak için ikinci bir yaklaşım ise korkunuzla ilgili bilgi ve beceri edinmektir. Korkunuzla direkt yüzleşmek yararlı olabilir, ancak korkunuz bilgi ve beceri eksikliğinden oluşuyorsa, bu bilgi ve çalışmayla korkunuzu azaltabileceğiniz veya bitirebileceğiniz anlamına gelir. Örneğin, kendi işinizi kurmayı çok isteseniz bile, şu anki işinizden istifa etmekten ve kendi işinizi kurmaktan korkuyorsanız; kendi işinizi nasıl kuracağınız ile ilgili kitaplar okumaya ve dersler almaya başlayın. Öğleninizi bir kütüphanede araştırma yaparak harcayın veya internette araştırma yapın. Ticaret Odası kurumlarına ve alanınızla ilgili diğer ticaret organizasyonlarına katılın. Konferanslara katılın. Bağlantılar kurun. Kılavuzlarınızın yardımlarını listeleyin. Becerilerinizi öyle bir noktaya getirin ki bunu gerçekten başaracağınıza inanmaya başlayın ve bu inanç hazır olduğunuzda sizin daha cesaretli ve cesur davranmanızı sağlasın. Bu metot korkularınız bilgisizlik sonucunda oluyorsa etkilidir. Genellikle bu konuda okunan bir ya da iki kitap korkularınızı dağıtmaya ve harekete geçmenize yetecektir.

Bu iki metot benim kişisel favorilerim, ancak korkularınızı yenmek için uygulayacağınız birçok yol var, örneğin nöro-linguistik programı, duyarsızlaştırma ve kendiyle yüzleştirme. Bu metotları öğrenip “cephanenizdeki” korku-savar silahları artırmak istiyorsanız, internette araştırma yapabilirsiniz. Bunlardan çoğunu kendi kendinize uygulayabilirsiniz (bazı ileri düzey uygulamalar hariç).

Cesaretinizi kurmak için hangi yönetimi kullandığınız önemli değil. Önemli olan seçiminizi bilinçli bir şekilde yapmanız. Kaslarınızın düzenli egzersiz yapmadığınızda hamlaşması gibi, eğer korkularınızla yüzleşmek için kendinize düzenli olarak meydan okumazsanız cesaretiniz de hamlaşır. Bu şekilde bilinçli bir çalışma yapmadığınızda, bedeniniz ve ruhunuz otomatikman zayıflamaya başlar. Eğer cesaretinizle yeterince egzersiz yapmıyorsanız, korkularınızı güçlendirmiş olursunuz, bunun ılımlı bir tarafı yok. Az kullandığınızda kaslarınızın hamlaşması gibi, cesaretiniz de bilinçli bir çalışmanın yokluğunda zayıflayacaktır.

Bunların hepsi biraz sıkıcı görünebilir ancak bunlara olumlu bakmanın bir yolu var. Ağır ağırlıklar fiziksel yük olabilir, ancak güçlü kaslara sahip olmak için yararlıdırlar. 20 kiloluk ağırlığa bakıp, “Neden bu kadar ağır olmak zorundasın?” diyemezsiniz. O öyledir. Onun ağır olması sizin düşüncenizde, kendisinde değil. Aynı şekilde, bir şeylere bakıp, “Neden bu kadar korkutucusun?” da diyemezsiniz. Korku bir tepki şeklidir, size kaygı veren şeyin niteliği değildir.

Korku sizin düşmanınız değildir. Büyümeniz gereken yerleri gösteren bir pusuladır. Yani yeni bir korku hissettiğinizde, bunu büyümeniz için bir fırsat olarak görün; güçlü bir egzersizle meydana getirdiğiniz yeni kişiliğinizin yani yeni benliğinizin tadını çıkarın.

Devamı gelecek

Umut Kisa

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş ve yüksek lisansını “Yönetim ve Organizasyon” alanında tamamlamıştır. Bugün itibariyle Bilgi Üniversitesi’nde iletişim alanında doktorasını sürdürmekte ve Paul Ekman Group’ta “İletişim ve Davranış Analizi” alanında Post Graduate çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma hayatını Koç Finansal Hizmetler, Deloitte ve Alstom gibi şirketlerde sürdürmüş olan Umut Kısa, bir Sabancı Şirketi’nde icra kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 2012 yılında Para dergisi tarafından Türkiye’nin en etkili koçlarından biri olarak gösterilmiştir. Pennsylvania ve North California Hellinger Institute’den -Kalıtsal Aile Travmaları- eğitimi almıştır. Dünyaca ünlü profesör Paul Ekman tarafından geliştirilen Duygusal Beceriler ve Yetkinlikler (Emotional Skills and Competencies - ESaC) ve Doğruluğu ve Güvenilirliği Değerlendirmek (Evaluating Truthfulness and Credibility - ETaC), Yüz Tanımlama Sistemi (Facial Action Coding System – FACS) eğitimlerini tamamlayarak Paul Ekman tarafından “Uluslararası Eğitmen” statüsünde onaylanmıştır. Koçluk alanında ICF tarafından verilen MCC ünvanına sahip dünyadaki 400 kişiden, Türkiye’de ise 5 kişiden biridir. "AHUNA" ve "US'TA YOL" ve "KENDİNİ İŞTEN FETHET" adlı kitapları bulunmaktadır.

Takip etmek isterseniz aşağıda yazarın sosyal medya hesaplarını bulabilirsiniz.   

Facebook ,  Twitter , Instagram , Medium , Linkedin

Bu kategoriden diğerleri: « Enerjim Tükendi Cesaret 2 »

11 yorum

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Pazartesi, 27 May 2013 12:16

    Dip not ;
    300 km/saat 'te uçak lastik kaldırıyor...
    260 km/ saat : Bike : )
    Meraklısına....

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Pazartesi, 27 May 2013 10:06

    260 km / saat...
    Bır cesaret oldu : )
    Hala hayattayım .. Ne kaybettim ; Hiç !
    Ne kaybedebilirdim ; Hayat ; )
    Ne kazandım ; Hayat !
    Ne kazanabilirdim ; Hiç !

    Simdi hedef tek basıma 72 saat Deniz'de kalmak ...
    Asil hedef yükseklik korkumu yenmek icin ; Gryokopter : ) ) )
    Ne kazanacağım ; Bır korku daha arkada kalacak : )
    Melek Mikael'e sevgiler...
    Paslasiyoruz kendisiyle : )

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Cuma, 24 May 2013 12:14

    Ne yazsakta kaliteyi tuttursak... ; )

    Alem olmuş , istediğin kadar masum takılalım , hikaye !
    Nerden tuttursakta , saldırgan olmadan yazsak !

    Politika desek ;
    Kenan Evren denen zat-i Şahane olan Hemde silahla ülkemin icine eden , hala ölmeyince ölmeyen kisiden başlasam mı !
    Özal , cok durustmus vallahi ,ondan özür mü dilesem...
    Arada ülke yönetme taklidi yapan ama su an toprakta yatan , memur kilikli Ecevit'ten mı yazsam...
    Siirt'ten nasıl olduğunu anlamadığımız Bır sekilde milletvekili seçilip , nasıl olduğunu anlamadığınız Bır sekilde 11 yıldır Aslan gibi ülkeyi , hatta komsu olan , olmayan ulke'leri yöneten , ekibine ve cemaatine !!!!! hayran kaldığım Erdogan'dan mı uzun uzun yazsam...
    Tayinle ana muhalefet lideri nasıl olunur !
    Adam evinde oturuyordu , telefon geldi , çağırdılar , Bır bakti ki CHP baskanı !
    Dünyada "ilk" ..... : )

    İliskilerden bahsetsek ;
    Erkek ; Vİagra manyagi oldular..WC de yapılan tüp çocuklarla ülke nüfusu artıyor , çıkan cocukların kokusu bile farklidir ama takan yok....
    Kadın ; Kör tuttuğunu sever , durumlarında...yaz'da geldi , etek boyları ve dekolteler artık hizmetinize açılmıştır.
    Napsin : ) .......mecbur !
    Her malın Bır alıcısı var sonuçta ( Sultanhamam esnaf kuralidir , tecrübe ile sabittir )

    Havadan , sudan bahsetsek ;
    Güneş'te son 45 gundur sürekli patlamalar oluyor , kimse iplemiyor....iplese ne olacak , oda ayrı ya !
    Mayıs'ta T.C. 37 derece !
    İthal pirinçler libidoyu azaltıyormuş.
    ( Bakınız son Bır ay haberlere )
    Haber dogruda , bu ithalat benim bildigim son 30 yıldır yapılıyor , daha önce yerli mali yurdun mali kullanırdik.
    Sonuc , ortada !
    Erkeklik azaldı , politika doğal olarak kötüleşti , kadinlar hala evde pilav yapmaya devam edin...
    İçindeki civayi aman cok pisirmeyiniz ; )
    Jasmin pirinç ; Şiddetle tavsiye ederim , biraz pahalı ama libido icin deger ; )

    Akil insanlar ; Bana 1 adet isim söyleyiniz ki , senin hatırına peki be ! Diyelim...
    İçki yasağı ; Adam haklı , yapacagım dedi , yapıyor...secmese idiniz 3 sefer üst üste !
    Göcek ; Bilen bilir , tam zamanı Sarsalanin !
    Tüm sanatçılar ; Ya , C. Yilmaz gibi kralın soytarisi olacak , parayı götüreceksiniz , yada Ocak ayından Bodrum tatilinizi düşünüp , sessizce oturun ey Aydın sanatçı kırıntıları....F. Sensoy bile pes etti !
    Kanyon ; Zorlu bile , oranın müşterisini alamaz... ; )
    Para ; Bakin , yazin , bu ülkede birileri yalan söylüyor ( Hemde kaliteli yalan ! ) Deniz bitti , notlar falan yükseliyor ya , külliyen yalan !
    Bır sabah uyandığınızda ( en geç 1-2 yıl ) sebep cok oldugundan dolayı USD bakın ne oluyor , sonrasını ben bile en az 6 kere falan gördüm...
    Buna halk arasında ; Kapitalizm derler ; )
    Fırsat eşitsizliği !
    Suriye ; Niye biz kotu olduk , bilen var mı ?
    ( Bakınız bunada ; 2. Dunya savası paylaşımları )
    Bengaldes ; Yeniden gidiyorum , bu sefer hasta olup gelecegim kesin , orası bu gezegende degil ; )
    260 ; Bu haftaki hız hedefim motorla, yani bu yazi , son yazım olabilir ; )
    Deniz ; Hazir ol , herkes giderken ben gelirim....
    Melis ; Bugün saldırgan değilim , farkında isen !
    W ; Estin öyle Bır ara , simdi meltem havası..
    Ercan ; Bana mı yazdın , kendime alındım , narsizim merakımdan olsa gerek...
    Umut ; Bu yazılarımın kullanım hakkının getirisini bağışliyorum , Bilgin'e : )
    Anneme ; Hala bana sabahları süt'unu ictin mı diyor ya , ne diyeyim...bütün anneler ayni imiş , sordum , öğrendim ; )))) rahatladım......

    Umarım cooook kaliteli Bır yazi olmuştur.
    Cok ta umurumda idi sanki , ya !......
    Umarım saldirmamisimdir .
    Bakın , bu umurumda : )

    Sevgiler

  • ercan

    ercan

    Yorum Linki Perşembe, 23 May 2013 15:53

    abi süperdi be...ben çok beğendim... budur abi..

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Cuma, 17 May 2013 14:25

    Melis ;
    Cok teşekkürler : )
    Biz senle , yazılarda tartismiyormuyduk...!
    Himmm , bu da çok güzel iste : )
    Devam edelim o zaman....

    V ....... ; Vendetta
    Y........ ; Yigit
    Z........ ; Zorro
    W....... ; Bu kahramanı çıkartamadım. !

  • Melis Kalıpçı

    Melis Kalıpçı

    Yorum Linki Çarşamba, 15 May 2013 16:41

    Kaliteden haberdar olan arkadaşım
    Lütfen siz yazın biz aydınlanalım.
    Bana kalırsa başarılı yorumları var ama saldırganlık konusunda haklısınız.

    Seni de tebrik ederim Yiğit...

    Olması gerektiği gibi bir cevap olmuş.

    Hanımefendi ya da beyefendi bakın bizler kimliklerimiz ile buradayız. Bir daha ki sefere sizi de bu mecrada isminiz ile görmek isteriz.

    Saygı ve sevgiyle kalın...

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Çarşamba, 15 May 2013 12:44

    Ciddi Bır kişilik kavgası veren ben ; ))))
    Aslan gibi İsmim ve Soyisimimi yazıyorum.

    Cesaret konumuz.... !

  • w

    w

    Yorum Linki Salı, 14 May 2013 17:17

    Yiğit Açıkbaş kim ise, derhal kaldırın yorumlarını... Kaliteden eksik, saldırgan üslubunu; hayatını daha iyi, kendini daha iyi ifade edebilmek adına zaman ayıran insanlar için son derece kötü ve şanssız bir örnek...
    Ciddi bir kişilik kavgası veriyor bu mecrada...

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Pazar, 12 May 2013 08:47

    Aslına dönüş !
    Ertuğrul Özkök...

    İlk defa gecmisini yazmış..
    Buda " cesaret "
    Babasının onurlu işçi , annesinin ilkokul mezunu olmadıgını , ama nihayet asil olan aile sevgisinin olduğunu yazmış..
    Duydumu acaba beni : )
    İlk defa !
    Hatta guya şarap uzmanı lafıma bile cevap var ;
    -40 inda ilk güzel şarapları icmiş !
    Yani , palazlanmaya başladığında ..
    Yani , sınıf atladiginda : )
    60 ına geldin be Ertuğrul !
    Günah çıkartıyorsun..
    Cesaret icin geç kaldın !

    Ayse Arman ile yaptıklarından sonra simdi ona röportaj yaptırıyorsun...!!!!!
    Nihilizm adı altında , kendini affediyorsun..
    Hadi oradan ...
    Seni Allah affetsin !

    Kadın 47 yasında seks konusunda değişirmiş.
    Erkek Vİagra alarak idare edermiş !
    Hala yalan söylüyor.
    Alain Heril , denen birisi yazmış , Buda sahiplenmiş..
    Nasıl kör cesaret !
    Kendini anlatmak icin ; Baskalarının üzerinden akıp gitmek değildir , cesaret !

    Yazısında en az 15 kisiyi kendine idol yapmış..
    Hayatında kim bilir kaç kisiyi ?
    Tipik burjuva kafa yapısı , Truva atı felsefesi ...
    Önce diyeceğini 60 yasında söyleyince , üzerinde durmaz be , omurgasizliktir bu !
    Cesaretini , nefreti göze aldım diyerek , bitmiş kariyerini , ego cesareti ile büyütsün ...

    Ufak Bır detay daha ;
    Sweatshirt' un altına makosen ayakkabı giyilmez !
    Kesin markadir , Fransa'dan falan almıştır.
    Diyorum ya , kör cesareti..
    Sevgili Umut , bak cesaretin birde bu kadarı fazla diye Bır makale yazabilirsin , sende !

    40 yas kadınını yeni keşfetmiş !!!!
    Hep geç kaldı !
    Herkes haccı bitirdi , o umreye gitti !
    28 Şubat'ı destekledi , sonra onbaşıya kızdı !
    Şarap kültürünü öğrendi , herkes rakıya gecti ; )

    Ne o ama , Fransa'da doktora yaptı ya !
    Yeseydi ,devam etse idin..
    Saga sola bok atacağına...
    Gri rengi savunacağina !
    Serdar Ortaç bile senin yanında derviş kalır !
    Birde fotolarda yakalar kalkmış !
    Bakın bu mesaj'dir !
    Anlayan , İQ iyi olan anlar ...
    ; )
    Hatta EQ bile kullanabilirsiniz..

    Ah be Ertuğrul ;
    Yanarım seni okuduğum 15 yıla yanarım..
    Bende bazen hiyarliklar yaptım iste ; )
    Onun icin cesaretle sana yazıyorum.
    Umarım telapati yoluyla "yine" ulaşır bu yazi..
    Biraz daha dökülürsün.
    Gecmisini biraz daha yaz , bakalım ...
    Sen yaz ki sen öldükten sonra arkandan yazmasınlar !
    Hazir , cesaret gelmiş..
    Döktür !

    Vİagra üzerine de kitap çıkar.
    Kadinlar üzerine yazma ama , icinde cok sey kalmış , yalan yanlış yazıyorsun ...
    Kadinlar egoist'leri sevmez !
    O gazetede sana bahşedilen gücün olmasa idi , kim ne verirdi !
    Simdi , senle ufak ufak ti'ye alınma durumdasın.
    Sen yine şarap , kadın , Elvis konusunu işle..
    Umreyi bırakıp , hacca gidersin belki ; )

    Eyüp Sultana bekleriz.
    Oradan da Asmaliya gidersin ...
    Sen her yere gidersin , ya ...
    Bari her gittiğin yerde onlardan her biri olma ...
    Ben buyum de ..!
    Cesaretle : )

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Cumartesi, 11 May 2013 10:07

    Livaneli'ye sitem ;

    Hürriyet eki / Ayşe Arman ( maalesef ) !
    - Bu yastan sonra "ask" acısı çekmek istemem...
    Demiş .!

    Bu adam yüzünden 80'lerde az mi yürüdüm ellerim havada , Besiktas'ta !
    Bu adamın kitaplarından az mı feyz aldım..
    Bu adam yazdı , yönetti , izledim..pekala dedim , haklisin Livaneli !
    Oy bile verdim vakt-i zamanında !
    Hayatını ezbere bilirim zat- i Şahanenin !
    Bittin ama , sen Livaneli !!!!

    Diyor ki ;
    - Beckett yaşlandigi icin cok memnundu ve ask'in o manevi işkencelerine dönmeyi hiç istemiyordu...
    KORKAK !!!!!!!!!
    Sen bari okusanda , yazma , hadi yazdın , böyle düşünme Livaneli...

    Cesaret bittigi zaman , arkasından "korkular" koltuğa oturur , ve der ki ;
    - Kral benim...
    Bari sen yapma bunu ey Livaneli !
    Sonra demezler mı ;
    - Yiğidim aslanım burada yatıyor...
    Yaşarken , bitiyorsun..
    Kolayı seciyorsun , korkuları sevmek kolaydır.
    Bumudur , yaşlılık..
    Beste bile yapamayacakmış !
    Aşk olmaz ise tabiki kitap bile yazmamazmisin , artık ...
    Son kitabını okudunuz mü ?
    Gizli Ask'tan yola çıkmış , niye inkar ediyorsun..
    Kapağına bile yazmışin ;
    - Ask , Bır uçurumun kıyısında gözü bağlı yurumektir.
    Düştün mü uçuruma , bak hala hayattasın !
    Daha da ileri gitmis ;
    - Ask , tehlikeye acık , demiş...

    Korkak Livaneli !!!!
    Yakışmıyor sana ...

    İnsan , yıllardır ayni ruyayi görür mü ?
    O zaman ben insan değilim ; )
    Evet , yıllardır Bır ruya görüyorum , dün aksam da dahil.
    "Ask'i görüyorum."
    Bır gün dahi , yeter demedim...
    Görmediğim zaman , nerede bu kadın dedim...
    Bunu buraya yazmam bile " cesaret" !
    Eeeee , diyeceksiniz ..
    Neden rüyalarında ?

    O , orada daha iyi ...!
    Gercek hayatta , cok üzüldüm ..
    Orada iyi taraflariyle benle ...
    Obsesif biriyim zannederim , kusursuz olması gerekir ya , ask'inda !
    Gözümle gördüklerim de kotu cok sey var ..
    Kapatinca " O " mükemmel !

    Sakın bana sanki sen kusursuzsun , demeyin ...
    Serserinin tekiyim !
    Ama , İcimde ki Yigit "kusursuz".
    Oda aslında "iyi" idi..
    Derinlerdeki benliklerimiz zaten yasamıştı "Ask'i"..........

    Windows formatlarında yasıyoruz hepimiz..
    En son 8 çıktı !
    Yani , şeytanın kutsal kitapta yazdığı gibi ( 3 kitap tada) bize verilen çizgilerinde dolaşıyoruz hep..
    Hatayı da orada yaptık hepimiz..
    Truva savası Ask'tan çıktı.
    Simdi bana gercekten bahsedin , o kadar tutku nerede simdi ....?
    Profesyonel'ce o kadar yükleme yapılıyor ki hepimize ..
    Medya tam destek..
    Cevre koşulları , internet , Samsung 4 , kariyer ...
    Unuttuk hayal üzerinden yapılan gercekleri !
    Ne isterseniz veriliyor.
    Mücadele adına size sadece ; söyleneni yapın deniyor.
    Karşılığında ne isterseniz veriliyor zaten !
    İstenen de ; size verilen , sizin aldığınız degil...
    Cesarete gerek yok , ama korkuya var..

    Ask'a gerek yok , iliskiye varsınız ama !

    Ah Livaneli , uzun Bır süre yazmayacaktım.
    Kışkırttın beni..
    Hep böyle yapıyorsun , sonra kendin kaçıyorsun Aşk'tan , politikadan ...
    Provokatör Livaneli ; )
    Ben 79 senesinde parka giyip yürürken sen elinde viki bardağı Nişantaşı'nda idin.
    Şeklen hala öyleyiz : )

    Ben Ask icin hala yürüyorum ,bağırıyorum elimde pankartlarla , sen Ayşe Arman ! denen , Seks End The City formatında teyze ile geyik yap !
    Yazık sana...

    Banada : )

    Olsun , ben yine "iç sesim" ne derse onu yapacagım.
    Hep doğru çıkıyor.

  • Yigit Acikbas

    Yigit Acikbas

    Yorum Linki Pazartesi, 06 May 2013 14:21

    Budur Umut !

    Burda yazdığın yol şahane de !
    Ufak Bır sey atlamış olabilirmisin... ?

    İt elinle arkadan insanları tek tek !
    En son sen atlarsın ; )
    Ben suyun icinde bekliyorum , atacaklarını..

    İtmez isen , hala iskelede bekliyor olacaklar..
    Sen öğrettiğinle , onlar öğrendiği ile kalacaklar.
    Hatta senin yerinde olsam yaradana sığınıp , Allah verdi demezdim atardim ya , ben yine elinde itsen diyorum ; )

    Bazen zorla "cesaret" iyidir !
    Bazen kendi haline bırakarsın ...
    Bazen , iyilikler icinde : )

    Sonuçta ; " Cesaret " yasam sebebimiz ya , kullanın Bır sekilde , yavaş yavaş ölüyorsunuz zaten kullanmayinca.. ( Kanser , depresyon , yaşlılık vs vs )
    Bari hergün ölmektense , Bır gün ölün !
    Oda bugün olsun , ne var...
    Zaten vadeniz gelmemişse , ölmeniz mümkün degil ; )
    Eeee , o zaman atlayın , korkmayın..

    Vallahi su boyu geçmiyor , en azından ...
    Bakın , ben buradayım .
    Beklerim : )

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık