Menu

Bir çocuğun sevinci: “Ben mi başardım?” Özel

Yirminci asrın önde gelen bestecilerinden Stravinsky kendi bestesi olan keman konçertosu için orkestra ile çalışmaya başlar. Kemancılardan bir tanesi besteyi çalmanın imkansız olduğunu söyler. Buna karşılık Stravinsky “bu pasajı çalan birisini değil, çalmaya çalışan birisinin çıkardığı sesi seviyorum” diye yanıtlar.

 Aynı duygu, aynı düşünce, aynı yaklaşım, aynı mantık öğrenciler içinde geçerli olmalıdır. Bütün derslerinden yüksek not alan ve klasik öğrenim sisteminde başarılı olarak kabul edilen öğrencilerle çalışmak elbette ki daha kolaydır. Peki ama ya “Diğerleri!”. Diğerlerinin derslerde yüksek not alamadıkları için tüm çabalarını (müzisyenlerin deyimiyle çıkardıkları sesleri) veya gizil yeteneklerini göz ardı etmek ne derece doğrudur?

İmkanları özel okulların veya kolejlerin imkanları kadar olmasa da, günümüzde bazı devlet okulları da kişisel gelişime önem veriyor. Bir devlet okulundaki seminer çalışmamız sırasında, okul yönetimi sürekli aynı sınıf hakkında konuşup, kendilerince çözüm yolu bulmaya çalışırken dikkatimizi çekmişti. Bahsi geçen sınıf 10. sınıftır, yaklaşık 30 kişilik bu sınıfta genel not ortalaması çok düşüktür, dar gelirli ailelerden gelmekle beraber hiçbirinin gelecekle ilgili hayalleri yoktur. Kısacası bu sınıf “Diğerleri”nden oluşmuştur. Sınıftaki öğrencilerden tam 10 yıl sonrasına gitmeleri ve bugüne bir mektup yazmaları istenir. Mektupta bütün hayallerini nasıl gerçekleştirdiklerini tüm detayları ile anlatmaları gerektiği de önemle vurgulanır. Mektupların arasından en etkili olan 5 tanesi seçilecektir. En dikkat çekici mektup sınıfta ders ortalaması en düşük öğrenciden gelir. Bu öğrenci 10 yıl sonrasını çok net, inanılmaz detayları ile kaleme almıştır; evliliği, çocuğu, sosyal hayatı, işi, hatta yaşadığı evi, okuyacağı kitaba kadar aslında bir bireyin hayatında olması gereken tüm detayları betimler. Seçilen 5 öğrencinin ismi açıklandığında kendi ismine inanamaz ve sorar “ ben ne yazmış olabilirim ki beni seçtiniz?” Eğitim hayatı boyunca yeterince zeki olmamakla suçlanmış, buna rağmen mektubu ile ilk defa bir şey başarmış ve kendi bireysel başarısından ötürü MUTLU olmuştur. Mektubundan anlaşıldığı üzere bu öğrenci çok güçlü görsel işletim sistemine sahiptir. Mektup çalışması gibi deneysel bir çalışma da Harvard Üniversitesi tarafından okul öncesi dönemdeki 20 çocukla gerçekleştirilmiştir. Çocuklar 1 yıl boyunca izlenmiş ve gizil yetenekleri belirlenmeye çalışılmıştır. İlk adım olarak klasik zeka testleri uygulanmıştır. 1 yıl boyunca birbirinden farklı deneylere tabi tutulan çocuklarda en anlamlı fark mekanik testte ortaya çıkmıştır. Küçük bir makine parçası sökülerek çocuklardan bunu tekrar birleştirmesi istenir. Klasik zeka testi puanı en düşük olan çocuğun kusursuz bir şekilde parçaları monte ederek bilim insanlarını şaşırtmıştır. Bu çocuğun klasik zeka testlerinde tespit edilemeyen mekanik zekaya sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Her iki örnekte de görüldüğü üzere öğrencilerin başarısı günümüzde maalesef not sistemiyle ölçülmekte ve diğer bütün yetenekler neredeyse göz ardı edilmektedir.

Her öğrenciye bütün derslerinden özel ders verme imkanı ne devlet ne de özel okullarda mümkün değildir. Alternatif çözüm olarak öğrenci koçları düşünülebilir. Her öğrencinin bir koçu olması durumunda çocukların kendi yeteneklerini keşfedebilmeleri daha olası görünmektedir. Tabi ki bu koçların doğru eğitimleri almış olmaları standartlar ve meslek kuralları içerisinde yoğrulmaları gerekmektedir. Yani koçluk bu grubun öğretmenliğin yanında yapacağı ikinci iş olmamalıdır. Varolan örneklerin başarılarının sınırlı kaldığını gözlemleyebiliyoruz.

 

Koçluk Eğitimi

Paul Ekman

 

Umut Kisa

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş ve yüksek lisansını “Yönetim ve Organizasyon” alanında tamamlamıştır. Bugün itibariyle Bilgi Üniversitesi’nde iletişim alanında doktorasını sürdürmekte ve Paul Ekman Group’ta “İletişim ve Davranış Analizi” alanında Post Graduate çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma hayatını Koç Finansal Hizmetler, Deloitte ve Alstom gibi şirketlerde sürdürmüş olan Umut Kısa, bir Sabancı Şirketi’nde icra kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 2012 yılında Para dergisi tarafından Türkiye’nin en etkili koçlarından biri olarak gösterilmiştir. Pennsylvania ve North California Hellinger Institute’den -Kalıtsal Aile Travmaları- eğitimi almıştır. Dünyaca ünlü profesör Paul Ekman tarafından geliştirilen Duygusal Beceriler ve Yetkinlikler (Emotional Skills and Competencies - ESaC) ve Doğruluğu ve Güvenilirliği Değerlendirmek (Evaluating Truthfulness and Credibility - ETaC), Yüz Tanımlama Sistemi (Facial Action Coding System – FACS) eğitimlerini tamamlayarak Paul Ekman tarafından “Uluslararası Eğitmen” statüsünde onaylanmıştır. Koçluk alanında ICF tarafından verilen MCC ünvanına sahip dünyadaki 400 kişiden, Türkiye’de ise 5 kişiden biridir. "AHUNA" ve "US'TA YOL" ve "KENDİNİ İŞTEN FETHET" adlı kitapları bulunmaktadır.

Takip etmek isterseniz aşağıda yazarın sosyal medya hesaplarını bulabilirsiniz.   

Facebook ,  Twitter , Instagram , Medium , Linkedin

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık