Menu

Risk almaya açık mısınız yoksa korkuyor musunuz?

Risk Almak Risk Almak

Kişisel olarak hep risk alan biri oldum. Hatta diğerleri hep sadece risk değil, bunun da ötesinde aşırı risk alan biri olduğumu söylemişlerdir. Yaptığım hiçbir şeye pişman değilim çünkü biliyorum ki beni ben yapan ya da şirketimi bu büyüklüğe ulaştıran değerler bu süreçte oluştu.

Ancak kısa dönemde işlerin her zaman bu kadar mükemmel gitmediğini söyleyebilirim. Elbette çok çalışmam, elbette çok üretmem gerekti. Şimdilerde yine de denizin derinliğini kontrol etmeden de yeni bir adım atmıyorum. Bu korkudan çok hazırlıklı olma isteğinden kaynaklanıyor. Sabırsızlığım en büyük gücüm oldu hep. Ancak en kötü yanınız abartılmış güçlü yanınızdır demişti bir yazar. Benim kastettiğim sadece denizin kenarında bir banka oturup bir süre atlayacağın derinliğe bakmak ve mümkünse içine bir taş atarak derinliği ölçmek… Yoksa en güçlü yanımı kaybetmek değil. Dengelemek biraz… Sadece küçük bir bakış ve ölçüm diyebiliriz hareket etmeden önce…

Çoğunlukla müteşebbis ruhlu insanların da sabırsızlık açısından güçlü olduğunu söylerim. Şaşırmayın. Sabırsızlık çok güçlü bir yandır. Üstelik verimli kullanıldığında… Ancak sabırsız olduğunuz şey para kazanmaktan çok katma değer olmak zorunda… Diğerlerine katma değer yaratmadan var olamazsınız. Birçoğunuz Robin Williams’ın Patch Adams filmini bilirsiniz. Bir sahnesinde yaşlı, huysuz ve kimseyle konuşmak istemeyen biri ile konuşmaya çalışırken, yaşlı adam kesinlikle cevap vermez. Sahnede Patch Adams bir an için yaşlı adamın kahve fincanının damla damla kahve akıttığını görünce fincanın altına küçük bir bant yapıştırıyor. Bir anda yaşlı adam dönüp Patch Adams’a saygı duymaya başlıyor.

Neden mi dersiniz?

Çünkü Patch Adams görülmeyeni görebilen ve etrafına fayda yaratmaya çalışan ve üreten birisi.

Bence işin sırrı da burada, önce karşılık beklemeden vermeye, düzeltmeye, tamir etmeye, katma değer yaratmaya başlamanız gerekiyor. Geçenlerde oldukça tecrübeli danışmanlardan biri bana “Müşteri bulmakta zorlanıyorum, ne yapmalıyım” dediğinde “Çok kolay” diye cevap verdim. “Nasıl” deyince aşağıdaki mesajı ilettim.

“Eğer biri ile konuşurken sadece 20 dakika içerisinde bile karşındaki kişi senden etkileniyorsa ve onun için katma değer yaratabiliyorsan hiçbir zaman müşteri sıkıntısı yaşamayacaksın. Ama eğer bu olmuyorsa, henüz yeterince kendini geliştirememişsin demektir.”

Ben buna çok inanıyorum. Bu yüzden her an kendimi geliştirmek, yeni bir şeyler başlatabilmek için, yaratabilmek için içimde bir ateş yanıyor.

Çıktığınız ya da çıkmak istediğiniz yolda ya da yeni yatırımınızda başarılı olabilir misiniz bilmiyorum. Eğer yeterince istekli, katma değer yaratan ve etrafına fayda yaratan biriyseniz ben başarıyı garanti görüyorum. Tek tavsiyem yola çıkmadan önce yine de denizin ne kadar derin olduğunu bir kontrol etmenizdir.

Herhangi bir işe başlamadan önce size bir tavsiyem daha var. Yıllar önce çalıştığım iş yerinden ayrılırken, iş yerimdeki yönetici arkadaşlardan biri beni rahatlatmak için “Desteğe ihtiyaç duyarsan, biz seninle dışarıdan çalışabiliriz” demişti. Gerçekten de iyilik yapmaya çalışıyordu. Ancak ona benim için çok önemli bir sözü söylemiştim.

“Eğer senin desteğinle ayakta kalırsam yeni müşteri bulmak ve işimi geliştirmek için kendimi yeterince geliştiremeyeceğim. Ancak yeni müşteri üretebilirsem başarılı olabilirim. O yüzden senin bana desteklerin ayakta kalmamdan çok, ayakta kalmamam gereken süreyi uzatacaktır.  Ancak bir gün yanaşılacak son liman olarak sana ihtiyaç duyarsam bu artık işimi  bırakmam gerektiği anlamına gelir.”

Hala aynı sözlerim kulaklarımda hoş bir seda olarak yankılanır. 

Kaynak: Yazı 1 Aralık 2015 tarihinde Unibusiness Dergisi'nde yayınlanmıştır.

 

Umut Kisa

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş ve yüksek lisansını “Yönetim ve Organizasyon” alanında tamamlamıştır. Bugün itibariyle Bilgi Üniversitesi’nde iletişim alanında doktorasını sürdürmekte ve Paul Ekman Group’ta “İletişim ve Davranış Analizi” alanında Post Graduate çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma hayatını Koç Finansal Hizmetler, Deloitte ve Alstom gibi şirketlerde sürdürmüş olan Umut Kısa, bir Sabancı Şirketi’nde icra kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 2012 yılında Para dergisi tarafından Türkiye’nin en etkili koçlarından biri olarak gösterilmiştir. Pennsylvania ve North California Hellinger Institute’den -Kalıtsal Aile Travmaları- eğitimi almıştır. Dünyaca ünlü profesör Paul Ekman tarafından geliştirilen Duygusal Beceriler ve Yetkinlikler (Emotional Skills and Competencies - ESaC) ve Doğruluğu ve Güvenilirliği Değerlendirmek (Evaluating Truthfulness and Credibility - ETaC), Yüz Tanımlama Sistemi (Facial Action Coding System – FACS) eğitimlerini tamamlayarak Paul Ekman tarafından “Uluslararası Eğitmen” statüsünde onaylanmıştır. Koçluk alanında ICF tarafından verilen MCC ünvanına sahip dünyadaki 400 kişiden, Türkiye’de ise 5 kişiden biridir. "AHUNA" ve "US'TA YOL" ve "KENDİNİ İŞTEN FETHET" adlı kitapları bulunmaktadır.

Takip etmek isterseniz aşağıda yazarın sosyal medya hesaplarını bulabilirsiniz.   

Facebook ,  Twitter , Instagram , Medium , Linkedin

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık