Menu

Tatilden dönmek istemeyen var mı?

Aslında herşey birkaç yıl önce ani bir kararla İstanbu’lun temposundan vazgeçip Bodrum a yerleşen arkadaşım Yasemin’ in telefonuyla başladı.
“Banu “ dedi. “ Hiç itiraz etme, bu yaz için bizim sitede size ev tutuyorum. 1 ay buradasınız( !) ” Geçtiğimiz sene yapabildiğimiz 5 günlük tatilimizin bir gününde onları ziyaret etmiş, senede 1 ay böyle bir yerde yaşamanın ne kadar güzel olablileceğinden bahsetmiştik ama 1 sene sonra Yasemin ‘den böyle bir kararlılık beklemiyordum açıkçası.

Tabii, yıllarca senede en fazla 1 hafta yaz tatili yapabilmiş klasik tatilci zihniyetinde olan bir kişi için bu teklif son derece tahrik ediciydi. Nasıl yaparız,iş prorramım nasıl olur , çocuklar eşim vs derken eşiminn haftasonları İstanbul – Bodrum arası mekik dokumayı gönülden (!) kabul etmesi , ve gerçekten iş programımın uygun olması ile beraber bir baktık çocuklar ve yardımcımızla birlikte Bodrum’dayız.

İlk duyduğmda Yasemin’in bu fikri pek de ulaşılamaz gelmişti tabii ama işte konfor alanının dışına çıkmıştık bile Evet bir iki defa İstanbula gidip gelmem gerekecekti. Ama olsun dedim gider gelirim.
Bu deneyimi de yaşayalım.
Uzun vadeli tatilci olarak Bodrum’un değişik bir yüzünü gördüm bu yıl. Hayat gerçekten pek bir yavaş akıyor burada.İnsanlar aheste yaşıyor, koşturmuyor, zamanı yakalamaya çalışmıyor…
Hatta yolun ortasına uzanmış kediler bile çaldığınız korna ile şööyle bir başını yukarı kaldırıp arabaya bakarken içinden sanırım “nereden çıktı bu şey “ diye geçiriyor ve aheste aheste yolun kenarına geçiyor ! Oysa şimdiye kadar Bodrum dendiğinde aklımıza gelen sıcak kum deniz güneş geceleri de çılgın eğlence gelirdi değil mi ?
Bu seneye kadar benim için de öyleydi açıkçası.
Buradaki yaşam şekli , insan davranışı gerçekten çok ilgimi çekti. Karşılaştığım insanlar hem çok sağlıklı hem de çok mutlu görünüyorlar . Nasıl olduğunu anlamaya çalışırken son yıllarda beyin dalgalarının insan davranış ve düşünceleri etkilerine dair yapılan araştırmaları hatırladım.
Yakın zamana kadar sadece beyin ve hücreler arasındaki iletişimi sağlayan moleküllerin varlığı ile yetiniyorduk. Son dönemin önemli gelişmelerinden biri nöropeptidler oldu.Beynin içerisinde morfin benzeri moleküller olan nöropeptidler salgıları sayesinde olaylardan keyiflendiğimiz ve yediklerimiz içtiklerimizden zevk aldığımız ortaya çıktı. Örneğin lezzetli bir çikolata nın damağımızda bıraktığı lezzet beynimizdeki nöropeptidlerin salgısının artmasına bağlı.
Beyin içerisindeki ağrıkesici , zevkverici, sakinleştirici moleküller olan nöropeptidlerin keşfi ile zihin ve beden arasındaki ilişki bilimsel olarak farklı bir boyutta tanımlanmaya başladı. Ayrıca nöropeptidler sadece beyinde değil bağışıklık sisteminde ve tüm organlarda bulunuyor. Yani biz üzgün olduğumuzda beyin hücrelerimiz, bağışıklık sistemimiz ve vucudumuz da olumsuz etkileniyor. Olumlu duygulanmada ise sağlıklı olma hali destekleniyor.
Bunları yazmamın sebebi aslında stresin, yoğun yaşam koşullarının belirsizlik ve kararsızlığın vücudu nasıl olumsuz etkilediği tam tersi durumun ise nasıl taçlandırdığı. Belki de en önemlisi nöropeptidlerin vucudumuzda hergün oluşan yeni bir kanser hücresiyle başa çıkabilmeleri.
Şimdi en önemli noktaya geliyoruz. Maalesef bu iyileşme sadece Alfa beyin dalgalarındayken yaşanıyor. Alfadayken yaptığın herşeyin senin için bir anlamı vardır ve anın farkında ve hazzındasındır.
Fakat gelin görün ki günlük hayatta çoğumuzun Beta dalgalarındayızdır. Yaşamda kalmamızı sağlayan dalgalarda.Oysa asıl istesiğimiz şey tatmin bir hayat ise Alfa dalgalarında kalabilmekten geçmektedir.
Peki ne olacak şimdi?
Birkaç ay önce bir İK dergisinde Türkiyenin önemli holdinglerinden birinin üst düzey yöneticisinin ropörtajını okumuştum. Çok yoğun geçen iş temposundan sonra birkaç sene işe ara verdiğini söylüyordu.” Kendimi bulabilmek için, zihnimi nadasa bıraktım “ diyordu.Bu kişinin amacı Nitche’nin söylediği gibi “ Dallarınını bulutların üzerine çıkarmak için, köklerini toprağın derinliklerine yollamak “ mıydı bilmiyorum ama her ne olursa olsun yaşamı ile ilgili bir a-ha anı yaşadığını umuyorum bu süreçte.
Özellikle kurumsal koçluk seanslarımda yöneticileri kendilerini bulma, gerçek istediği şeyi farketme konularında bizden bir “benchmark sonucu” bulmalarını ümit ettiğini görüyorum.
Oysa bizim için bunun cevabı çok basit , bunun için ne Hidistana gitmenize gerek var ne de birkaç sene ara vermenize hayata. Eğer yaşamınızı degeye oturtabiliyorsanız tam da istediğiniz yerdesiniz aslında. Bunun için ise ihtiyacımız olan tek şey belki biraz durmak ve bakmak hayatımıza. Gerçekten neresindeyiz ve ne yapıyoruz diye…
Gerçekten farkettiğiniz anda ne istediğinizi, o zaman en önemli kilometre taşını geride bırakmış oluyorsunuz zaten… Gaza basmak kalıyor size sadece.
İşte tam da o anda, bırakın Bodrum’u, o zaman bulunduğunuz yerin de pek bir anlamı kalmıyor aslında , ister Katar’da olun ister Kongo da..
İnsan aynı insan, beyin aynı beyin sonuçta…

Umut Kisa

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş ve yüksek lisansını “Yönetim ve Organizasyon” alanında tamamlamıştır. Bugün itibariyle Bilgi Üniversitesi’nde iletişim alanında doktorasını sürdürmekte ve Paul Ekman Group’ta “İletişim ve Davranış Analizi” alanında Post Graduate çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma hayatını Koç Finansal Hizmetler, Deloitte ve Alstom gibi şirketlerde sürdürmüş olan Umut Kısa, bir Sabancı Şirketi’nde icra kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 2012 yılında Para dergisi tarafından Türkiye’nin en etkili koçlarından biri olarak gösterilmiştir. Pennsylvania ve North California Hellinger Institute’den -Kalıtsal Aile Travmaları- eğitimi almıştır. Dünyaca ünlü profesör Paul Ekman tarafından geliştirilen Duygusal Beceriler ve Yetkinlikler (Emotional Skills and Competencies - ESaC) ve Doğruluğu ve Güvenilirliği Değerlendirmek (Evaluating Truthfulness and Credibility - ETaC), Yüz Tanımlama Sistemi (Facial Action Coding System – FACS) eğitimlerini tamamlayarak Paul Ekman tarafından “Uluslararası Eğitmen” statüsünde onaylanmıştır. Koçluk alanında ICF tarafından verilen MCC ünvanına sahip dünyadaki 400 kişiden, Türkiye’de ise 5 kişiden biridir. "AHUNA" ve "US'TA YOL" ve "KENDİNİ İŞTEN FETHET" adlı kitapları bulunmaktadır.

Takip etmek isterseniz aşağıda yazarın sosyal medya hesaplarını bulabilirsiniz.   

Facebook ,  Twitter , Instagram , Medium , Linkedin

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık