Menu

Keşmekeş organizasyonlarda boğulduğunuz oluyor mu?

 

Iş çıkış saatlerindeki trafik herkesin bildiği bir problem. Geçenlerde, tam iş çıkışı zamanı Şişli taraflarındayım. İnanılmaz bir trafik var. Etrafı inceliyorum; kurallara uymayan birileri, şerit değiştirenler, kenarda bekleyenler gibi durumlar söz konusu değil. Yanlış anlaşılmasın, bunların yapılmadığından değil, o anda ki trafik yoğunluğu sebebiyle yapılamadığı için yok. En büyük problem, son dakikada yeni bir kırmızı ışık beklemesine takılmamak için dolu olan kavşağa atlayan, atlamaya çalışan araçlar. Ne kendileri, ne de diğer yönden yeşil ışık yanan araçlar ilerleyebiliyor. Kornalar, asık suratlar, bağırışlar çağırışlar içinde trafik keşmekeş. Herkes için ilk hedef öndeki ışıkları geçmek. “Şu ışıkları geçsem, kavşağı bir atlatsam, trafik akacak, iş ki bir geçsem surayı. Bakalım kaç tur daha kırmızı ışıkta takılacağım” gibi düşünceler içinde herkes muhtemelen.

Tam bu sıralarda, bir polis memuru çıktı sahneye. Kavşağın ortasında durdu. Başında şapkası, elinde düdüğü, dimdik vaziyette, kendinden emin duruyor. Başladı ellerini kaldırıp indirmeye. Bir tarafa elini kaldırıp dur diyor, diğer tarafa elini sallayarak geç diyor. Üstünde üniforması olmayıp, yayalardan biri olsa, herkes o geç-devam et işaretlerini küfüre yoracak. Ama, o gayet disiplinli bir şekilde her tarafı ayarlıyor. Bakıyor ki, yollardan biri tıkanıyor, hemen “bir saniye sizi durdurabilir miyim” dercesine el hareketini yapıyor. Anında diğer taraf akmaya başlıyor. Yol tıkanmaya başladığında, ya da diğer tarafları çok beklettiğini farkettiğinde strateji değiştiriyor. Tekrar işaretlerle başlıyor trafiğin akışını sağlamaya. Kafada o kadar hesap yaparken, daha 4-5 tur kırmızıyı beklemem lazım derken, bir baktım, yoluma devam ediyorum. Kavşak arkada kalmış.

Organizasyonlarda da, bu tip kavşaklara, bu tip trafik sıkışıklıklarına hep rastlamıyor muyuz? Kullanılabilecek kavşağı, herkes aynı anda kullanmaya çalışınca, durum tamamen çıkmaza giriyor. Pazarlama uygulamaları konusunda anında alınması gereken kararlar, satış konusunda atılması gereken adımlar, karşılanması gereken bütçeler, ödenmesi gereken borçlar, toparlanması gereken alacaklar derken, herkes bir an önce kendi işini bitirmeye, gideceği yere bir an önce gitmeye çalışıyor. Çoğu zaman ise, bırakın bu işlerin zamanında hallolmasını, hiçbiri gerçekleşmiyor. En büyük sebebi ise, herkesin sadece kendi gündemine odaklanması oluyor.

Sistemin akışını sağlamak, gerek şirketler, gerekse de toplum boyutunda, tam anlamıyla kültür ile ilgili. İşin başlangıç noktası, bireysel olarak, sisteme odaklanmayı tercih etme kararını vermek. Bu bir seçim aslında. Devamında ise, organizasyonlar ve toplum içerisinde, herkesin büyük resmi görebileceği şeffaflığı ve ortamı sağlamak gerekiyor. Bunun gerçekleştirilmesi için de en kritik noktada bulunanlar liderlerdir. Burada liderden kasıt sadece şirketlerin hiyerarşisinde en üstte olanlar değil kesinlikle. Topluluklar içindeki “gizli liderler” de çok önemli. Şirketlerde, yönettiği ekibi olmayan, kartvizitinde “yönetici” veya “lider” yazmayan, ancak şirkete çok kritik katkısı olan bireylere de rastlarız. Lider ve yöneticilerin yanında, bu “gizli liderlerin” de, şirketin gündemini, sistemin dinamiklerini daha fazla önemsemeleri, sistemin akışında çok önemli rol oynar.

“Oyun kuramının” da belirttiği gibi, bireylerin kendi hedeflerine dahi ulaşabilmeleri için, sistemin çıkarlarını düşünmeyi seçmiş ve bunu bir kültür haline getirme niyetinde olmaları çok önemlidir. Asıl hedef, büyük sistem içindeki akışı sağlamak. Buna odaklanıldığında, sistemin akışı, herkesi umulandan da daha hızlı bir şekilde ileriye götürüyor.

Umut Kisa

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olmuş ve yüksek lisansını “Yönetim ve Organizasyon” alanında tamamlamıştır. Bugün itibariyle Bilgi Üniversitesi’nde iletişim alanında doktorasını sürdürmekte ve Paul Ekman Group’ta “İletişim ve Davranış Analizi” alanında Post Graduate çalışmalarına devam etmektedir. Çalışma hayatını Koç Finansal Hizmetler, Deloitte ve Alstom gibi şirketlerde sürdürmüş olan Umut Kısa, bir Sabancı Şirketi’nde icra kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 2012 yılında Para dergisi tarafından Türkiye’nin en etkili koçlarından biri olarak gösterilmiştir. Pennsylvania ve North California Hellinger Institute’den -Kalıtsal Aile Travmaları- eğitimi almıştır. Dünyaca ünlü profesör Paul Ekman tarafından geliştirilen Duygusal Beceriler ve Yetkinlikler (Emotional Skills and Competencies - ESaC) ve Doğruluğu ve Güvenilirliği Değerlendirmek (Evaluating Truthfulness and Credibility - ETaC), Yüz Tanımlama Sistemi (Facial Action Coding System – FACS) eğitimlerini tamamlayarak Paul Ekman tarafından “Uluslararası Eğitmen” statüsünde onaylanmıştır. Koçluk alanında ICF tarafından verilen MCC ünvanına sahip dünyadaki 400 kişiden, Türkiye’de ise 5 kişiden biridir. "AHUNA" ve "US'TA YOL" ve "KENDİNİ İŞTEN FETHET" adlı kitapları bulunmaktadır.

Takip etmek isterseniz aşağıda yazarın sosyal medya hesaplarını bulabilirsiniz.   

Facebook ,  Twitter , Instagram , Medium , Linkedin

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık