Menu

Doğru eşle mi berabersiniz?

‘’Evlilik doğru insanı bulmak için değildir; evlilik doğru insan olmaktır’’

İlişkinin bir noktasında, acaba birlikte olduğunuz kişi sizin için doğru kişi mi diye sormanız çok doğaldır. Fakat bu sorgulamada takılıp hayatınızı yaşayamıyorsanız mutluluk şansını kaçırıyorsunuz demektir.

‘’Evlilik doğru insanı bulmak için değildir; evlilik doğru insan olmaktır’’

İlişkinin bir noktasında, acaba birlikte olduğunuz kişi sizin için doğru kişi mi diye sormanız çok doğaldır. Fakat bu sorgulamada takılıp hayatınızı yaşayamıyorsanız mutluluk şansını kaçırıyorsunuz demektir.

E.K, on yıllık evliliği ve iki çocuğundan sonra, kendini boşanmanın ortasında bulduğunda şaşkına dönmüştü. Politika analisti olarak çalışan E.K., hemen karısını suçlamıştı: ‘’ Eşim, onu mutlu etmek için yaptığım hiçbir şeyin değerini bilmiyor, anlamıyor’’. E.K., bebeklerin mamasını veriyor, onların bezlerini değiştiriyor, banyolarını yaptırıyor, onlara yatmadan önce hikaye okuyor, yatağa koyuyordu. Sabahları işe gitmeden önce de kahvaltılarını veriyordu. Ailesi için büyük bir ev satın alarak, finansal bir yük üstlendi. Geceleri geç saatlere kadar çalıştı. Karısının çalışmadan, tüm zamanını evde geçirebilmesi için eve yeteri kadar parayı getirmek zorundaydı. Eşi için müthiş bir hayat gibi görünüyor değil mi? Üstelik tüm bunlara rağmen, boşanma isteği E.K’nın eşinden geliyor.

E.K., bu hoşnutsuzluğun çözümünün, ancak karısının değişmesiyle mümkün olabileceğini düşündü. Fakat; kızları ile baş başa kaldığında, onlarla günlük etkileşimi kaybettiğini görünce, tepki göstermekten de kaçamadı. ‘’Ben bunu bir daha yaşamak istemiyorum. Acaba bazı şeyleri eskisinden daha farklı yapabilir miyim?” diye sordu. Tum olanlardan sonra bir başkasının değişmesini yıllarca bekleyemezsiniz değil mi?

Verdiği karar, gerçekten neleri eskisinden farklı yapabileceğini düşünmekti. Ev ve çocuklar ile ilgili almış olduğu tüm yük, eşinin kendi hakkında ‘hayatta tamamen yanlız bırakılmış ve faydasız’’ gibi hissetmesine neden olmuştu. E.K., eşinin, sanki tek başına evli bir ebeveyn olduğunu, hayal kırıklığına uğramış gibi hissettiğini, anladı. Planların çoğunu yapıyor olmanın, aile yaşantısında büyük problemlere dönüşecek yangınları söndürmenin, bir çok ev işini üstlenmenin hiç bir önemi yoktu. Çünkü gerçekte E.K.’nın eşi bunu ne kadar istiyordu?

Eninde sonunda, E.K. ailevi problemleri için eşini suclamayı bıraktı. ‘’Başka bir insanı değiştiremezsiniz. Siz sadece kendinizi değiştirebilirsiniz. ‘’ diyordu. Bir çok erkek gibi onun da bulduğu sorun ‘’Bir eş olarak gercek rolünün ne olduğu konusunda kendisini karma karısık’’ hissetmesiydi. Karmaşık bir arkadaşlık ilişkisi ve yarı boşanmış gibi geçirilen bir kaç yıldan sonra E.K., bir ilişkiyi çerçeve içine alarak sınırlandırmaya çalışmanın, doğru ya da yanlış kişi olarak değerlendirme düşüncesinin kendisinin, çıkmazı olduğunu anladı. ‘’Bize iki yönlü bir model verilmistir’’ diyor, New York’lu psikoterapist Ken Page. ‘“Doğru ya da yanlış. Yerleş ya da ayrıl.” İlişkiler hakkında düşünmek için bize doğru araçlar verilmemiştir. İnsanların, daha iyi seçeneklere ihtiyacı var.

Er ya da geç, bütün ilişkilerde bir an gelir ve yatağınızda uzanmış yatarken döner yanınızdakine bakar, düşünürsünüz: her şey ne kadar büyük bir hata ”diye düşünürsünüz der Bostonlu Aile Terapisti Terrence Real. Bu durum, bir kaç ay ya da bir kaç yıl içinde olur ve hayalden uyanırsınız, düş kırıklığı kendini gösterir. Başlangıçtaki cazibe kesildiğinde ne yapmalı? Terapist Real bunu; ‘’Gerçek evliliğin ilk günü’’ olarak nitelendiriyor. Bu sizin yanlış eşi seçtiğinize dair bir işaret değildir. Bu yalnızca gelişmeniz ve kendi düş kırıklıklarınızın sorumluluğunu almanız gerektiğinin işaretidir. Mükemmel bir eşe sahip olmak isterken, kusurlu bir insan karşısında saplanıp kalmışızdır. Hepimiz bizi hayatın açmış olduğu yaralardan kurtaracağını sandığımız insanlara aşık oluruz. Oysa ki bu yaralar kendi içimizde çözülene kadar sadece daha fazla derinleşirler.

İlişkilerin yeni görüntüsü, ve onların hoşnutsuzlukları ortaya çıkmaya başlar. Her birimiz, yalnız istediğimiz ilişkiyi yasamaktan sorumluyuz. Ve buna sahip olmak için, kendi derinliklerimize inmeli ve aynı zamanda ilişkilerimizi sürdürüp, beslemeliyiz. Bu tipik bir biçimde, biraz cesaret gerektiriyor.

Kendi yaralarımıza ait merhemleri, kendimizden başka bir yerde aramaya çalışırsak, hayat asla gerçek olmayabilir ve biz hicbir zaman kendimizi o berraklıkta tanıyamayabiliriz.

Daha da önemlisi, herkes her zaman sadece yanlıs eş olur.

Unutmayın;

‘’Evlilik dogru insanı bulmak icin degildir; evlilik dogru insan olmaktır’’

Ne düşünüyorsunuz? Doğru eşle mi berabersiniz?

Rebecca Webber

Çeviri: Sevil Yavuz

 

4 yorum

  • Hande Saygıner

    Hande Saygıner

    Yorum Linki Perşembe, 01 Ağustos 2013 08:32

    İnsan önce kendiyle evlenmeli bence...Yani bakalım kendisiyle geçinebiliyormu?O zaman evliliğinde mutlu olabilir ancak....

  • Merve Fırat

    Merve Fırat

    Yorum Linki Cuma, 20 Temmuz 2012 13:38

    Hayır doğru ei olduğunu görmeyeceksin, doğru eş olup olmadığını düşünmeyi bırakacaksın. O takıldığın noktadan kurtulacaksın. Bu sadece bir evlilik diyip geçeceksin. Sadece bir evlilik. Hayattaki beklentilerin sadece kendinle ilgili olsun.. sevgiler.. merve..

  • Merve Fırat

    Merve Fırat

    Yorum Linki Cuma, 20 Temmuz 2012 13:37

    Hayır doğru ei olduğunu görmeyeceksin, doğru eş olup olmadığını düşünmeyi bırakacaksın. O takıldığın noktadan kurtulacaksın. Bu sadece bir evlilik diyip geçeceksin. Sadece bir evlilik. Hayattaki beklentilerin sadece kendinle ilgili olsun.. sevgiler.. merve..

  • Muge Zeyrek

    Muge Zeyrek

    Yorum Linki Pazartesi, 25 Haziran 2012 13:43

    İlginç gerçekten... Makaledeki yaklaşım ilginç. Biliyorum ki kendimden başka kimseyi değiştiremem. Zaten bu karşımdakine haksızlık olurdu. Kendi içimdeki yaraları tamir etmek fikrine de olumlu yaklaşıyorum ve kendi düş kııklıklarımın sorumlluluklarını almam gerektiğini de... Ya ben kendimi affettikten sonra ne olacak?
    O'na bakıp doğru eş olduğunu mu düşüneceğim?

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık